Amatör Korolara Eleştiride Sınır

Ekleme: 20.05.2026 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 19:48
Eskiden müziğin asaletini, sesin ve sazın usulünce demlenmiş duruşunu üstatlardan dinler, o terbiyenin ulaştığı zirveye gıptayla bakardık. Sosyal medyanın hayatımızın tam merkezine yerleşmediği, alkış...

Eskiden müziğin asaletini, sesin ve sazın usulünce demlenmiş duruşunu üstatlardan dinler, o terbiyenin ulaştığı zirveye gıptayla bakardık. Sosyal medyanın hayatımızın tam merkezine yerleşmediği, alkışın bu kadar ucuzlamadığı, sahneye çıkmanın bir lütuf değil, ömürlük bir emeğin ödülü olduğu zamanlardı. Bugün ise amatör Türk müziği koroları üzerinden yürüyen, adeta bir linç kampanyasına dönüşen keskin bir eleştiri furyası aldı başını gidiyor. Bir tarafta koroların otuz şarkılık bir kısırdöngüye sıkışmasını, işi bilmeyen ellerde birer haftalık altın günü kıvamına gelmesini, hatta seyirciden ucuz bir takdir toplamak adına arabesk figürlere sığınmasını yerden yere vuran haklı sesler var. Bu sesler haksız mı? Elbette hayır; işin mutfağında disiplinle çalışan, ömrünü bu işin nazariyatına, usulüne ve asaletine adamış her gerçek Sanatçı içinde kanayan bir yaradır bu yozlaşma.

​Fakat madalyonun diğer yüzünü görmeden, eleştirinin dozunu amatör koro düşmanlığına vardırmak da bir o kadar tehlikeli bir sanatsal körlüktür. Bugün o çok kızılan amatör yapılar, aslında Türk müziğinin tabana yayılmasını sağlayan, unutturulmaya çalışılan bir kültür mirasını halkın bağrında diri tutan yegane kılcal damarlardır. Eleştirmek en kolay yoldur; asıl maharet, o yırtıcı eleştirilerin altından yapıcı bir reçete çıkarabilmektedir. Biz Amatör korolar kapatılsın, bu iş her yönüyle ayaklar altında deyip kenara çekilirsek, meydanı tamamen popülizme ve köksüzlüğe bırakmış oluruz. Esas mesele amatör koroların varlığı değil, içeriklerinin boşaltılması, disiplinsizlik ve en önemlisi kurumların yönetimindeki liyakat ilkesinin çiğnenmesidir.

​Tam da bu noktada karşımıza çıkan en büyük tehlike, Türk Müziğini yüksek kulelerden yönetmeye kalkan, sanatı laboratuvarda üretilen steril bir nesne gibi sadece unvanlara ve katı kalıplara hapsetmek isteyen o malum sanat mühendisliği çabalarıdır. Türk müziği, masa başında formüllerle inşa edilen bir mühendislik projesi değildir; o, meşkle, usta-çırak ilişkisiyle, kalpten kalbe aktarılan bir duygu ve tavır mirasıdır. Bu devasa derya, sadece akademik pozisyonlara veya diplomalara sığdırılamaz. Türk Müziğinin harcında, mektepli olmasa da adanmışlığıyla işi kelimenin tam anlamıyla bilen usta-çırak ikliminden gelmiş kıymetli değerler, gizli kahramanlar vardır. Dolayısıyla çözüm, insanları müzikten soğutmak ya da amatör ruhu düşman ilan etmekten değil; her önüne gelenin koro yönetemediği, Türk Müziğinin tavrına, usulüne ve ruhuna hakim, adanmış ve ehliyet sahibi şeflerin elinde şekillenen sahici bir disiplin inşa etmekten geçer.

​Koro çalışmasını bir sosyal kulüp olmaktan çıkarıp, kulak terbiyesinin, makam bilincinin hakkıyla verildiği bir mektebe dönüştürmek gerekir. Seyirci her zaman neyi istiyorsa onu değil, bazen de ona rehberlik edecek, kulağını ve ruhunu yukarı taşıyacak nitelikli, unutulmuş eserleri sahneye taşımak sanatsal bir zorunluluktur. Belediyelerin ve kamu kurumlarının da sırf kültür faaliyeti yaptık diyebilmek için niteliksiz, popülist projelere bütçe ve salon akıtmaktan vazgeçmesi, kaynakları ulufe gibi dağıtmak yerine geleneksel tavrı koruyan, işi bilen liyakatli yapılara kapı açması şarttır.

​Son zamanlarda amatör koro düşmanlığı ve sanat mühendisliği üzerinden prim yapanlar bilmelidir ki; bu köklü miras, vasatlığa teslim edilemeyecek kadar kıymetli, ancak halka tepeden bakılarak korunamayacak kadar da bu topraklara aittir. Dinleyici er ya da geç seçici olacak, kalitenin yeşerdiği salonları dolduracaktır. Yeter ki bizler, yapay kalıplara sıkışmadan, o sahici kaliteyi ve disiplini ödün vermeden sahneye taşımaya, nostalji tüketmek yerine gerçek anlamda musiki üretmeye devam edelim.

Yazımın sonunda şunu da belirtmeden geçemeyeceğim.

Her sanatçıdan Şef olmaz. Şef; bildiğini en iyi şekilde dışarıya yansıtandan olur. Azim ister,sabır ister,apayrı bir donanım ve kültür ister.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap