Bilecik'te Tarihi Keşif: Milli Mücadele Yıllarının Gizli Savunma Hattı Gün Yüzüne Çıktı
Paylaş

Bilecik'te Tarihi Keşif: Milli Mücadele Yıllarının Gizli Savunma Hattı Gün Yüzüne Çıktı

Ekleme: 26.11.2025 16:35 Güncelleme: 03.06.2026 17:54

Bilecik Söğüt'te, 1921 İnönü Savaşları'nda kullanılan 150-200 metrelik çok sayıda savunma siperi bulundu. Alan tarihi sit olarak tescil edildi. Prof. Dr. Bilgin, keşfin önemini anlattı.

Bilecik'in Söğüt ilçesinde yürütülen rüzgar enerjisi santrali fizibilite çalışmaları sırasında önemli bir tarihi keşif yapıldı. Türk ordusunun 1921 yılında Birinci ve İkinci İnönü Savaşları'nda kullandığı, uzunlukları 150 ila 200 metre arasında değişen çok sayıda savunma siperi bulundu. Şirket yetkililerinin durumu yetkili kurumlara bildirmesi üzerine başlayan iki yıllık çalışma sonucunda, siperler gün yüzüne çıkarılarak tarihi sit alanı olarak tescil edilip koruma altına alındı.

KURULUŞUN VE KURTULUŞUN ŞEHRİ BİLECİK

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Taner Bilgin'in de yer aldığı heyet, Hayriye köyünün kuzeybatısından Metristepe Zafer Anıtı'na kadar yaklaşık 5 dönümlük alanda siperleri tespit etti. Prof. Dr. Bilgin, bölgenin hem Osmanlı Devleti'nin kuruluş sürecinde hem de Milli Mücadele yıllarında kritik rol üstlendiğini belirtti. Bilecik'in, Milli Mücadele'nin seyrini belirleyen İnönü Muharebeleri'ne ev sahipliği yapması nedeniyle tarih yazımında sıklıkla "kuruluşun ve kurtuluşun şehri" olarak anıldığını ve Batı Cephesi Komutanlığının Bursa'nın işgalinden sonra Mustafa Kemal Atatürk tarafından Bilecik'e taşınmasının bölgenin stratejik önemini güçlendirdiğini aktardı.

SİPERLERİN İNŞASINA KADIN VE ÇOCUK KATKISI

Prof. Dr. Bilgin, yeni tespit edilen siper hattının Sakarya Vadisi'nin geniş bir bölümünü kontrol edebilir konumda bulunmasının, İnönü Muharebeleri esnasındaki savunma stratejilerine dair önemli veriler sunduğunu söyledi. Milli Mücadele dönemine ilişkin sözlü tarih ve arşiv bilgilerine göre, bölgedeki siperlerin inşasında köylülerin, özellikle kadınların ve çocukların kayda değer bir katkı sunduğu ortaya çıktı. Bilgin, siperlerde yaşanan çatışmalara dair aktarılan anlatıların, askeri mücadelenin yoğunluğunu ve insani dramları yansıttığını, mevzilerini terk etmemek için birbirlerine bağlanan askerler gibi örneklerin bu alanların tarihsel hafızadaki yerini güçlendirdiğini ifade etti. Prof. Dr. Bilgin, tarih bilincini güçlendirmek için bu alanların özellikle gençler tarafından ziyaret edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

 

Anadolu Ajansı

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.