Türkiye'deki yükseköğretim camiasında ve akademik çevrelerde son birkaç gündür en çok konuşulan başlıklar arasında yer alan ve Santralistanbul Kampüsü'nde geniş katılımlı öğrenci eylemlerine yol açan idari kriz, gece yarısı yayımlanan yeni bir devlet tasarrufuyla çözüme kavuşturuldu.
Kurucu vakfına ve yönetimini elinde bulunduran şirkete yönelik yürütülen adli soruşturmalar gerekçe gösterilerek faaliyet izni durdurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında atılan adım, kamuoyundan gelen yoğun talepler ve sunulan yeni raporlar neticesinde revize edilerek tamamen yürürlükten kaldırıldı.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN İMZASIYLA RESMİ GAZETE'DE
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararnameyle, İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında verilen kapatma kararı iptal edildi. Alınan kararla birlikte İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin eğitim faaliyetlerini sürdürmesinin önü açıldı. Söz konusu yeni düzenleme, 22 Mayıs tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve kampüs kapılarına kilit vurulmasına neden olan 11384 sayılı ilk kapatma kararını hukuken geçersiz kıldı. İşlemin, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın yazısı üzerine 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ek 11'inci maddesi gereğince tesis edildiği ilan edildi.
YÖK BAŞKANI ÖZVAR: İLK KARAR ZORUNLU BİR HUKUKİ İŞLEMDİ
Milli iradenin ve akademik geleceğin korunması adına atılan bu kritik adımın hemen ardından, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, sosyal medya hesapları üzerinden yükseköğretim paydaşlarını rahatlatan kapsamlı bir bilgilendirme metni paylaştı. Erol Özvar, İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz devam edeceğini belirterek, alınan kararın öğrenciler, aileler ve üniversite çalışanlarının mağduriyet yaşamaması amacıyla yeniden değerlendirildiğini açıkladı. Özvar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle İstanbul Bilgi Üniversitesinde eğitim-öğretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek. Cumhurbaşkanımız, öğrencilerimizin eğitim hayatının aksamaması, ailelerimizin huzurunun korunması ve üniversite çalışanlarımızın haklarının gözetilmesi yönündeki süreci hassasiyetle yeniden değerlendirmiştir. Öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamaması yönündeki güçlü irade doğrultusunda karar güncellenmiştir. İlk karar, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki işlemdi. Ancak sonrasında sunulan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımız, her zaman olduğu gibi öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın beklentilerini hassasiyetle gözetmiştir. Alınan kararın öğrencilerimiz, ailelerimiz ve yükseköğretim camiamız için hayırlı olmasını diliyorum."
Alınan bu yeni karar, günlerdir kampüs içinde oturma eylemi yapan ve "Üniversitemiz ranta değil, derhal faaliyete tekrar açılmalıdır" diyerek seslerini duyurmaya çalışan binlerce öğrenci ile öğretim üyesi tarafından sevinçle karşılandı. Dönem sonu sınavları ve mezuniyet hazırlıkları aşamasında olan öğrencilerin, garantör devlet üniversitelerine nakledilmesi planı da böylelikle rafa kalkmış oldu.
Haber Merkezi