Bilim insanları 5.300 yıllık mumyadan ekşi mayalı ekmek yaptı!

Bilim insanları 5.300 yıllık mumyadan ekşi mayalı ekmek yaptı!

Ekleme: 05.06.2026 13:48 Güncelleme: 05.06.2026 13:55

İtalya ile Avusturya sınırındaki Tirol Alpleri'nde bulunan 5.300 yıllık mumya Ötzi'nin mikrobiyomunu inceleyen bilim insanları, gövdeden elde edilen antik maya türleriyle başarılı bir şekilde ekşi mayalı ekmek üretti.

1991 yılında İtalya ile Avusturya arasındaki Tirol Alpleri’nde yürüyüş yapan dağcılar tarafından bulunan ve "Ötzi Buz Adam" olarak adlandırılan 5.300 yıllık mumya, bilim dünyasının ilgisini çekmeye devam ediyor. Daha önce saç dökülmesi yaşadığı, çok sayıda dövmesi bulunduğu ve kansere yol açabilen bir HPV türü taşıdığı belirlenen Ötzi hakkında şimdi de dikkat çekici bir keşif yapıldı. Araştırmacılar, Ötzi’nin bedeninde tespit edilen maya türlerini kullanarak başarılı şekilde ekşi mayalı ekmek ürettiklerini açıkladı. Bilim insanları bir sonraki aşamada bu mayalarla bira üretimini de denemeyi planlıyor.

MUMYANIN MİKROBİYOMU İLK KEZ KAPSAMLI ŞEKİLDE İNCELEDİ

Araştırma sonuçları, 3 Haziran’da yayımlanan Microbiome dergisinde yer aldı. Çalışmayı yürüten Eurac Research Mumya Araştırmaları Enstitüsü’nden mikrobiyolog Mohamed Sarhan ve enstitü direktörü Frank Maixner, Ötzi’nin üzerinde, içinde ve çevresinde yaşayan mikroorganizmaları ayrıntılı biçimde analiz etti. Daha önce yapılan çalışmalar mumyanın ağız ve bağırsak mikrobiyotasına odaklanmıştı. Ancak bu araştırmada bilim insanları, Ötzi’nin tüm mikrobiyal ekosistemini ortaya koymayı ve bu mikroorganizmaların günümüzde hala aktif olup olmadığını belirlemeyi amaçladı. Ötzi, İtalya’nın Bolzano kentindeki Güney Tirol Arkeoloji Müzesi’nde, onu binlerce yıl boyunca koruyan buzul ortamını taklit eden özel bir odada muhafaza ediliyor. Mumya yaklaşık -6 derece sıcaklıkta ve yüzde 99 nem oranında tutuluyor. Araştırma kapsamında bilim insanları, müze yönetiminin izniyle Nisan 2019’da mumyanın üzerindeki buz tabakasını kontrollü şekilde çözdü. Yaklaşık beş saat süren işlem sırasında vücudun üzerindeki buzlar eritildi ve elde edilen su ile buz örnekleri analiz edildi. Ayrıca mumyanın dış yüzeyi ve erişilebilen iç bölgelerinden örnekler alındı.

ANTİK VE MODERN MİKROORGANİZMALAR BİR ARADA BULUNDU

Analizler sonucunda Ötzi’nin üzerinde hem antik hem de modern mikroorganizmaların bulunduğu ortaya çıktı. Bazı mikropların Ötzi hayattayken vücudunda yaşadığı, bazılarının ise ölümünden sonra kalıntıları kolonize ettiği belirlendi. Araştırmacılar ayrıca koruma çalışmaları sırasında dışarıdan taşınan mikroorganizmaların da bulunduğunu tespit etti. Sarhan, mumyanın nemli kalmasını sağlamak amacıyla kullanılan püskürtme suyunun, dış yüzeyde baskın hale gelen bazı bakteri türlerinin kaynağı olduğunu söyledi. Bu durumun, koruma uygulamalarının mumyanın mikrobiyal yapısını beklenenden daha fazla etkilediğini gösterdiği ifade edildi. Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise mumyanın bulunduğu buzul ortamından kaynaklanan dört farklı soğuğa dayanıklı maya türünün keşfedilmesi oldu. Bilim insanları, özellikle "Glaciozyma" adlı maya türünün yıllar içinde çoğalarak baskın hale geldiğini belirledi. 2010 ve 2019 yıllarında alınan örneklerin karşılaştırılması, bu mayaların mevcut depolama koşullarında juga metabolik faaliyet gösterebileceğine işaret etti. Frank Maixner, "Bu mayalar binlerce yıllık yolculuğu boyunca Ötzi’ye eşlik etmiş görünüyor" değerlendirmesinde bulundu.

UZMANLARDAN TEMKİNLİ YAKLAŞIM

Araştırmaya katılmayan Stavanger Üniversitesi paleogenetik uzmanı Damla Kaptan ise mayaların gerçekten aktif olduğunun kesin olarak söylenebilmesi için RNA kanıtlarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Kaptan’a göre mayaların uzun süre uykuda kalmış veya çözülme sürecinde yeniden etkinleşmiş olması da mümkün. Bununla birlikte araştırmacılar, mevcut veriler ışığında söz konusu maya ve diğer mikroorganizmaların mumyaya zarar verdiğine dair herhangi bir bulguya rastlamadıklarını açıkladı. Bilim insanları bundan sonraki süreçte soğuk ortamda faaliyet gösterebilen maya türlerini daha ayrıntılı incelemeyi planlıyor. Bu organizmaların ekmek, bira ve diğer fermente ürünlerin üretiminde kullanılabileceği değerlendirildi. Mohamed Sarhan, düşük sıcaklıklarda aktif kalabilen mayaların önemli avantajlar sağlayabileceğini belirterek, "Fermantasyonun oda sıcaklığında veya buzdolabı koşullarında gerçekleşebilmesi enerji tasarrufu sağlayabilir. Ayrıca bu mayalar taşıma sırasında da aktif kalarak üretim sürecine katkıda duyabilir" dedi. Uzmanlara göre 20. yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olarak kabul edilen Ötzi, yalnızca geçmişe ışık tutmakla kalmıyor; geleceğin gıda teknolojilerine yönelik yeni fırsatlar da sunuyor.

 

Haber Merkezi

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap