Cezaevi Vaizi Korkmaz Çakır, teknolojinin hızla dönüştürdüğü günümüz dünyasında "internet asrı" ve "sosyal medya çağı" olarak adlandırılan dijital mecralarda ahlaki istikameti korumanın hayati önemine dikkat çekti.
Çakır, sanal ortamdaki her eylemin ahlaki bir karşılığı olduğunu hatırlattı.
İşte Cezaevi Vaizi Korkmaz Çakır'ın yazısının tamamı:
Teknoloji alanında yaşanan baş döndürücü gelişmelere bağlı olarak iletişim günümüzde büyük bir güç ve ivme kazandı. Bu durum internet asrı, sanal çağ, dijital çağ, sosyal medya çağı olarak da isimlendirilmektedir.
Herkesin katılabileceği bir ortam olarak kullanıcılara erişim kolaylığı, ilgi çekici içerikler ve imkanlar sunan sosyal ve dijital medya bireysel, sosyal ve kültürel değişimin önemli bir aracı oldu. Youtube, Facebook, Instagram, Whatsap, Bip, X ve Telegram gibi sosyal medya ortamlarında.
Google,yandex gibi arama motorlarında bulunmayan insan neredeyse yok gibi. Dünya üzerinde de milyonlarca insan bu ortamlarda hem bireysel hem de grup olarak paylaşım, beğeni, içerik oluşturma, yorum yapma, içerik arama gibi eylemlerde bulunmakta aynı zamanda kendisi bir paylaşımda bulunmasa da birilerini takip etmekte, okumakta, resim ve videoları görmektedir. Z kuşağı adı verilen yeni nesil internet teknolojisinin içinde doğdu. Sosyal ve dijital medya ile çocukluk döneminde tanıştı.
Gençler ise yoğun bir şekilde bu alanı kullanmakta vakitlerinin çoğunu bu alanlarda geçirmekte. Ülkemizin en genç, hareketli ve üretken kesimi olan 18 yaş üstü nüfusun %86’sı internet ve sosyal alemde iletişim halindedir.
Dijital ve sosyal medya imkanları gündelik hayatımızda birtakım kolaylıklar ve imkanlar sağlamakla beraber dinimiz İslam her şart ve ortamda ahlaki esasları şiar edinmemizi bize sunulan imkân ve nimetleri ahlaki ve vicdani değerlere uygun bir biçimde kullanmamızı emretmektedir.
İletişimin, sanal ortamın, dijital ortamında bir ahlakının olduğunu bilmemizi istemektedir. Haktan, hakikatten, gerçeklikten, doğruluktan, saygı, nezaket ve empatiden ayrılmamamızı tavsiye etmektedir. Herkesin önündeki ekrana bakıp kimsenin yüzüne ve gözüne bakmadığı sanal alemde de doğruluktan, istikametten ayrılmamayı, güvenilir olmayı, erdemli, ahlaklı tutum ve davranıştan uzak durmamayı istemektedir.
Rabbimiz; söz ve davranışlarımızda, tavır ve tutumlarımızda doğru, dürüst ve erdemli olmamızı, Sanal ve dijital alemde olsa istikametten ayrılmamamızı emretmektedir Bireysel ve aile mahremiyetine dikkat etmemizi istemektedir.
Dinimiz yalanı ve yalana götüren her türlü davranışı asla tasvip etmez. Şaka bile olsa yalan söylemeyi, insanları eğlendirmek için dahi yalan konuşmayı asla hoş karşılamaz. Bununla beraber Kuran-ı Kerim’de enformatik ve medyatik nitelikli asılsız yalan bilgiler yayanlar eleştirilmiş onlar için ‘Murcifun’ (Ahzap.33/60.) kavramı kullanılmış bununla zihni planda bireyi ve toplumu sarsan akıl, zihin ve gönüllerde karmaşaya sebep olanlar kastedilmiştir.
Bu davranıştan vazgeçmeleri istenmiştir. Yine Rabbimiz ‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Allah yaptıklarınızı tastamam görmektedir’. (Hud.11/112.) buyurmaktadır. Doğruluk imanın özü müminin şiarıdır. Doğruluk insan ilişkilerinde güveni tesis eder, güven sağlar, sevgiyi kalıcı hale getirir. Yalan ise hem bireylerin hem de toplumun huzurunu bozar, insanları birbirine düşüren kötü bir davranıştır.
Malesef günümüzde yalanın en çok ve hızlı bir şekilde yayıldığı yerlerin başında sosyal, sanal ve dijital mecralar gelmektedir oysa ki gerçek alemde kötü olan, yasak olan, çirkin olan, kaba olan sanal alemde de kötü, çirkin, yasak ve kabadır. Gerçek alemde haram olan sanal alemde de haramdır.
Öyleyse geliniz hep beraber hem sosyal hayatta hem sanal alemde dijital ortamlarda doğru tutum ve davranış içinde olalım. Kalbimizi, dilimizi, parmaklarımızı, ellerimizi, sözlerimizi doğruluğun ve dürüstlüğün merkezi kılalım. İstikametten ayrılmayalım.
Unutmayalım ki sözü doğru olanın işi doğru olur, işi doğru olanın kalbi doğru olur, kalbi doğru olanın davranışları, sözleri, yazdıkları doğru olur.
Haber Merkezi