Hancıoğlu: 'Bizler Kişilerin Değil, CHP'nin Neferleriyiz'

Ekleme: 08.06.2026 10:00

Neslihan Hancıoğlu;
2009 yılında CHP’ye katıldı.
2010 yılında Samsun İlkadım İlçesi Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Başkanlığı, 2011 de Cumhuriyet Halk Partisi Samsun İl Yönetiminde İl Sekreterliği yaptı.
2015 Genel Seçimlerinde Samsun 3.sıra Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili adayı, Kasım 2015'te 4. sıra milletvekili adayı oldu.
2018 Türkiye genel seçimlerinde Samsun milletvekili seçildi.
20 Temmuz 2020 yılında yapılan CHP’nin 37. Olağan Büyük Kurultayı’nda Parti Meclisi Üyesi seçildi.
5 Haziran 2023 tarihinde Genel Sekreter olarak görevlendirildi.
Kurultay seçiminde kaybettiği genel başkanlık görevine mahkeme kararıyla dönebilen Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki Parti Meclisi üyelerine Ankara 3. Genel İcra Dairesi tarafından göreve iade tebligatı yapıldı.
Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına gönderilen yazıda, 1 Haziran’da toplanacak PM’de yer alması beklenen isimler bildirildi.
Tebligat tüm üyelere ulaşamadığı gerekçesiyle toplantı ileri bir tarihe ertelendi.
Mutlak butlan kararı sonrası hukuki geçerliliği devam eden 37. Olağan Kurultay’da delegelerin oylarıyla oluşan CHP Parti Meclisi yapısında Neslihan Hancıoğlu da yer aldı.
Hancıoğlu’nun adı Kılıçdaroğlu’nun MYK listesinde de geçti.
MYK’da yer almak istemedi.
Oğlunu evlendirdi, dinlenmek için Alanya’ya gitti. Giderken Ankara’ya uğramadı.
Dönüşte ise Ankara’ya icra dairesindeki tebligatı almak için uğradı.
26 Temmuz 2020 tarihinde yapılan CHP organ seçimleri parti organlarına seçilen 57 kişi arasında içinde adı bulunan Parti Meclisi asıl üyelerinin listesi basında ve sosyal medyada yayınlanınca kasıtlı paylaşımlar yapıldı, yazılar yazıldı.
Hatta Parti Meclisi’nin hukuki dayanağının kurultay delegelerinin iradesi olduğunu bilmeyen bir parti meclisi üyesi “Atanmış değil, seçilmiş parti meclisi üyesiyim” şeklinde paylaşım bile yaptı!

Önceki dönem CHP milletvekili, eski Genel Sekreter, Parti Meclisi üyesi Neslihan Hancıoğlu Samsun’a dönünce röportaj isteğimi kabul etti.

Bende duygularını, düşüncelerini, anlattıklarını noktasına virgülüne dokunmadan Hedef Halk okuyucularına aktarıyorum:

“Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emaneti olan Cumhuriyet Halk Partisi’nde son dönemde yaşananları, alınan tavırları üzülerek izliyorum. 
Partimizin tarihine, geleneklerine ve kurumsal kültürüne yakışmayan bir üslupla, uzun yıllar hizmet etmiş genel başkanları hedef alan açıklamaların partimize zarar verdiğini görmemiz gerekir. 
Cumhuriyet Halk Partisi’nde İl Başkanlığı makamları, parti içi kutuplaşmayı derinleştiren değil, örgütün bütününü temsil eden, birlik ve beraberliği güçlendiren makamlar olmalıdır. 
Yöneticilerin görevi, CHP’lileri birbirinden ayırmak, bir kısmın “makbul”, diğer kısmını ise “istenmeyen” ilan etmek değildir. Dışlayıcı ve itham edici ifadeler, yalnızca genel başkanlara değil, yıllarca onlarla birlikte mücadele etmiş milyonlarca CHP seçmenine, örgüt emekçisine ve yöneticisine karşı da saygısızlıktır.
Görüşler, kurultay süreçlerine ilişkin değerlendirmeler farklı olabilir. Ancak, hiç kimsenin hakaret eden bir dil kullanma hakkı yoktur. 
Bu tutum ne siyasi nezaketle ne de özellikle CHP kültürüyle bağdaşmamaktadır. 
Daha da önemlisi, bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin ihtiyacı iç tartışmaları büyütmek değil, Türkiye’nin sorunlarına odaklanmaktır. Vatandaşlarımız derin ekonomik krizle, yoksullukla, işsizlikle ve adaletsizlikle mücadele ederken parti yöneticilerinin enerjilerini kendi yol arkadaşlarına karşı sert açıklamalar yapmak için harcamaları kabul edilemez. 
CHP kişiler üzerinden yürütülen sadakat testlerinin değil, fikirlerin, mücadelenin, ortak ilke ve değerlerin partisidir. 
Hiç kimse kendisini CHP’nin sahibi olarak görüp, kendisiyle aynı düşünmeyen partilileri ötekileştiremez.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin hiçbir yöneticisi aldığı görevden hareketle kendisini partinin vicdanı, hafızası veya tek meşru temsilcisi olarak göremez. 
Bu anlayış CHP’nin demokratik kültürüyle bağdaşmaz.
Partimizin her kademesindeki yöneticilerini sorumluluk makamlarının gerektirdiği olgunlukta hareket etmeye, ayrıştırıcı, ötekileştirici ve kırıcı söylemlerden uzak durmaya davet ediyorum. 
Cumhuriyet Halk Partisi’nin ihtiyacı yeni cepheler açmak değil, ortak mücadele zeminini güçlendirmektir. 
Bizler kişilerin değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin neferleriyiz. 
Dün olduğu gibi, bugün de partimizin birliğini, bütünlüğünü, kurumsal saygınlığını ve mücadele azmini korumaya devam etmeliyiz.”

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.