İş yerinin satılması, bir başka şirkete devredilmesi veya mülkiyetinin el değiştirmesi, o iş yerinde ter döken çalışanların mevcut kazanılmış haklarını ortadan kaldırmıyor. İş Kanunu mevzuatına göre bir iş yeri el değiştirdiğinde, mevcut iş sözleşmeleri ve geçmişe dönük tüm haklar aynı hukuki koşullarla yeni işverene aynen miras kalıyor. Çalışanın kıdem süresi, birikmiş ücret alacakları ve tazminat hakları yasal güvence altına alınırken, yeni işveren de geçmiş döneme ait borçlardan belirli şartlar dahilinde sorumlu tutuluyor. Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, iş yeri devri halinde çalışanların haklarının ve tarafların sorumluluklarının nasıl şekillendiğini detaylarıyla değerlendirdi.
Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş'a göre iş yerinin devredilmesi, çalışanların hizmet sürelerinde veya sigorta prim günlerinde herhangi bir kesintiye ya da sıfırlanmaya yol açmıyor. İşçinin kıdemi ve geçmiş çalışma süresinin yeni işverene eksiksiz geçeceğini belirten Karakaş, devralan yeni patronun, gelecekte yapılacak tüm tazminat ve izin hesaplamalarında çalışanın iş yerindeki ilk işe giriş tarihini esas almak zorunda olduğunu ifade etti.
DEVİR ÖNCESİ BORÇLARDA ORTAK SORUMLULUK DÖNEMİ
İş yeri devrinden önce doğmuş, hak edilmiş ancak henüz ödenmesi gerçekleştirilmemiş işçilik alacaklarında kanun hem eski hem de yeni işvereni müştereken sorumlu tutuyor. Karakaş, devir tarihinden önceki borçlar için eski ve yeni işverenin müteselsilen sorumlu olduğunu, ancak iş yerini devredip ayrılan eski işverenin bu yasal sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlandırıldığını kaydetti.
ŞİRKET BİRLEŞMELERİNDE FARKLI UYGULAMA VAR
Şirket birleşmeleri, devralmalar ve şirket türü değişikliklerinde (nev'i değişiklikleri) ise iş hukukunda daha farklı hükümler uygulanıyor. Karakaş, limited ve anonim şirketler gibi tüzel kişiliklerde gerçekleşen birleşme veya tür değişikliklerinde "iki yıllık ortak sorumluluk" kuralının geçerli olmadığını, bu kurumsal durumlarda tam hukuki halefiyet esasının uygulandığını belirtti. İflas masası veya icra yoluyla gerçekleştirilen devirlerde ise iş yeri devrine ilişkin işçiyi koruyucu bu hükümlerin yasal olarak uygulanmadığını vurguladı.
İŞ YERİ DEVRİ TEK BAŞINA FESİH NEDENİ SAYILAMIYOR
İşçi ve işveren ilişkilerinde en çok karıştırılan konulardan birine açıklık getiren İsa Karakaş, işverenlerin yalnızca iş yeri devrini veya patron değişikliğini gerekçe göstererek çalışanların iş sözleşmelerini feshedemeyeceğini ifade etti. Aynı şekilde çalışanların da sadece "patron değişti" diyerek haklı fesih yapamayacağını ve tazminat isteyemeyeceğini belirten Karakaş, iş yeri devrinin tek başına iki taraf için de haklı fesih nedeni oluşturmadığının altını çizdi.
KIDEM TAZMİNATINDA KRİTİK İKİ YIL DETAYI
İş yeri devirlerinde çalışanların en çok merak ettiği konuların başında kıdem tazminatının hesaplanması geliyor. Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun yürürlükte kalan 14. maddesinin bu konuda rehber olduğunu belirten Karakaş, işçinin kıdem süresinin tüm işverenler nezdindeki toplam çalışma süresi dikkate alınarak hesaplandığını ifade etti. Ayrıca kıdem tazminatında iki yıllık sorumluluk sınırının uygulanmadığını vurgulayan Karakaş, eski işverenin sorumluluğunun çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücret düzeyiyle sınırlı olduğunu kaydetti.
ESKİ VE YENİ İŞVERENİN SORUMLULUĞU NASIL BELİRLENİYOR?
İş yeri devri tek başına bir fesih işlemi sayılmadığı için devir anında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı veya yıllık izin ücreti gibi feshe bağlı haklar doğrudan talep edilemiyor. Çalışan, iş ilişkisi bozulmadan yeni işveren yanında mesaisine devam ediyor. İlerleyen dönemde iş sözleşmesi emeklilik, haklı fesih veya işveren fesihi gibi yasal bir nedenle sona erdiğinde ise tazminatın tamamı yeni işverenden talep edilebiliyor. Yeni işveren de eski döneme ilişkin ödediği payı devreden eski işverene rücu edebiliyor.
ÜCRET VE FAZLA MESAİ ALACAKLARINDA İKİ YILLIK SÜRE
Aylık ücret, fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil (UBGT) ücretleri gibi doğrudan işçilik alacaklarında ise zamanaşımına bağlı farklı bir uygulama bulunuyor. Karakaş, devir tarihinden önce doğan ve ödenmemiş bu alacaklardan eski ve yeni işverenin iki yıl boyunca birlikte sorumlu olduğunu belirtti. İki yıllık sürenin dolmasının ardından çalışanların yasal olarak yalnızca yeni işverene başvurabileceğini ifade eden Karakaş, devir tarihinden sonraki çalışmalar nedeniyle doğan taze ücret ve diğer işçilik alacaklarından ise yalnızca işi devralan yeni işverenin sorumlu olduğunu vurguladı.
Tuğçe Gevşek

