Paylaş

Kulaklıklar Takılı Ama Kimse Evde Yok: Müziği Sadece Duyuyoruz

Ekleme: 12.01.2026 10:00 Güncelleme: 31.05.2026 07:48

Müzik dinleme alışkanlıklarımızı eleştirirken bazen kendimize fazla yükleniyoruz. "Artık dinlemiyoruz, sadece tüketiyoruz" demek kolay ama işin aslı tam olarak öyle değil. Kendi alışkanlıklarıma baktı...

Müzik dinleme alışkanlıklarımızı eleştirirken bazen kendimize fazla yükleniyoruz. "Artık dinlemiyoruz, sadece tüketiyoruz" demek kolay ama işin aslı tam olarak öyle değil. Kendi alışkanlıklarıma baktığımda fark ediyorum ki; ben müziği harcamıyorum, ben müziği hayatımın o gri anlarını boyamak için kullanıyorum.

Evet, belki evde oturup bir şarkının frekans aralıklarını analiz edecek kadar vaktim olmuyor ama o kulaklıklar benim için bir aksesuardan çok daha fazlası: Onlar benim dış dünyayla aramdaki sınır kapısı.

Sessizliği Sevdiğim Şarkılarla "Absorbe" Ediyorum

Ofisten çıktığım o anı düşünün. Günün yorgunluğu, şehrin kaosu, korna sesleri, kalabalığın uğultusu... İşte o an kulaklığı takıp "Play" tuşuna bastığımda, dünya bir anda değişiyor.

Sevdiğim bir parça çalmaya başladığında –ki bu genelde beni motive eden, ritmini ezbere bildiğim bir parça olur– o otobüs yolculuğu, o yürüyüş yolu sıkıcı bir zorunluluktan çıkıp, benim yönettiğim bir klip sahnesine dönüşüyor.

Yaptığım şey saygısızlık değil; tam tersine, o anki boşluğu, o anki sessizliği veya gürültüyü, sevdiğim sanatçının sesiyle absorbe etmek. O an orada sadece ben ve o şarkı varız.

Müzik Benim Güvenli Alanım

Bir tasarımcı olarak gün boyu gözlerimle çalışıyorum, akşam olduğunda ise ruhumu kulaklarımla dinlendiriyorum. O yüzden listemde rastgele şarkılar değil, güvendiğim, beni yarı yolda bırakmayacak, modumu yükseltecek şarkılar var.

Bilinçsiz bir tüketici değilim; aksine, o an ihtiyacım olan duyguyu bana verecek şarkıyı seçen bilinçli bir küratörüm. Motive'nin bir şarkısı beni eve yürürken daha güçlü hissettiriyorsa, o şarkı amacına ulaşmış demektir.

Belki her saniyesine odaklanamıyorum ama o şarkıların varlığı, benim için şehrin içinde nefes alabileceğim bir "güvenli alan" yaratıyor. Sanatçı bana hikayesini anlatıyor, ben de o hikayeyi alıp kendi günümün üzerine giydiriyorum. Bence müziğin en büyük büyüsü de bu: Yalnızlığımıza ve sessizliğimize en iyi eşlikçi olması.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.