Küresel borsalarda satış dalgası yayılıyor: Asya ve ABD endeksleri kırmızıya döndü
Paylaş

Küresel borsalarda satış dalgası yayılıyor: Asya ve ABD endeksleri kırmızıya döndü

Ekleme: 20.05.2026 08:10 Güncelleme: 03.06.2026 18:14

Küresel piyasalarda enflasyon endişeleri tırmanırken ABD 30 yıllık devlet tahvili faizleri yüzde 5,2 seviyesine ulaşarak zirveyi yeniledi.

Küresel finans piyasalarında bir süredir devam eden enflasyonist kaygılar ve jeopolitik gerilimler, tahvil piyasalarında son yılların en sert satış dalgalarından birini beraberinde getirdi. Yatırımcıların uzun vadeli varlıklardan hızla çıkış yapmasıyla birlikte, ABD devlet tahvili getirileri kritik eşikleri birer birer aşarak zirve noktalarına ulaştı. Yaşanan bu finansal hareketlilik, sadece Amerika iç piyasasını değil, Asya'dan Avrupa'ya kadar tüm küresel hisse senedi endekslerini de baskı altına almaya devam ediyor.

ENFLASYON BASKISI VE JEOPOLİTİK RİSKLER FAİZLERİ TETİKLEDİ

İran ile yaşanan gerilimin enerji koridorları üzerinde yarattığı baskı, küresel enflasyon endişelerini yeniden canlandırdı. Bu gelişmelerin etkisiyle ABD 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,2 seviyesine kadar tırmanarak 2007 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Uzun vadeli tahvillerdeki bu çözülmeye paralel olarak ABD 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,69 ile 2025 yılının başından bu yana en yüksek noktasına konumlandı. Hürmüz Boğazı üzerindeki sevkiyat aksamaları sebebiyle petrol ve doğalgaz fiyatlarının son dört yılın zirvesine çıkması, tüketici ürünlerinden ulaşıma kadar geniş bir yelpazede maliyetleri yukarı yönlü zorluyor.

ANALİSTLER REKOR SEVİYELERİN DEVAMINI BEKLİYOR

Nisan ayı verilerine göre ABD'de tüketici fiyatlarının yüzde 3,8, üretici enflasyonunun ise yıllık yüzde 6 seviyesine ulaşması, para politikalarına yönelik beklentileri de kökten değiştirdi. Morningstar Kıdemli Ürün Müdürü Liz Templeton, tahvil getiri eğrisinin uzun vadeli kısmının bu yeniden fiyatlandırmanın tüm yükünü taşıdığını ifade etti. Bank of America tarafından yayımlanan küresel fon yöneticileri anketine katılanların yüzde 62'si ise 30 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 6 seviyesine kadar yükselebileceğini öngörüyor. Küresel çapta yaşanan bu faiz artışı dalgası Birleşik Krallık ve Japonya devlet tahvillerinde de tarihi zirvelerin test edilmesine yol açıyor.

YENİ FED BAŞKANI VE BÜTÇE AÇIĞI GÜNDEMDE

Yılın başlarında Fed cephesinden üç faiz indirimi bekleyen piyasa katılımcıları, artık merkez bankasının bir sonraki adımının faiz artışı olabileceğine yönelik pozisyon almaya başladı. Bu zorlu süreç, görevi resmen devralmaya hazırlanan yeni Fed Başkanı Kevin Warsh liderliğindeki para politikası kurulu tarafından yönetilecek. Diğer taraftan Hazine Bakanı Scott Bessent borçlanma maliyetlerini düşürmeyi hedeflese de piyasa anketleri federal bütçe açığının eylül ayındaki mali yıl kapanışında 1 trilyon 950 milyar dolara ulaşacağını, 2027 yılına kadar ise 2 trilyon doları aşacağını gösteriyor.

HİSSE SENEDİ PİYASALARINDA ÜÇ GÜNLÜK KAYIP

Tahvil getirilerindeki durdurulamayan yükseliş, hisse senedi piyasalarından sermaye çıkışını hızlandırarak endekslerde sert düşüşlere zemin hazırladı. New York borsasında Dow Jones Sanayi Endeksi günü 322 puanlık kayıpla tamamlarken, S&P 500 endeksi yüzde 0,67 azalarak 7 bin 353 puana geriledi. Teknoloji hisselerinin ağırlıkta olduğu Nasdaq Bileşik endeksi ise yüzde 0,84 değer kaybederek düşüş trendine katıldı. Her üç ana endeksin de üst üste üçüncü işlem gününü kayıpla kapatması, tahvil piyasasındaki satış baskısının hisse senetleri üzerindeki olumsuz etkisini net bir şekilde gözler önüne seriyor.

 

Haber Merkezi

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.