Engelli bireylerin spor yoluyla topluma kazandırılması, onları hem fiziksel hem de sosyal anlamda hayata daha güçlü bir şekilde bağlamak için büyük bir fırsattır. Aslında bu, sanıldığı kadar zor bir iş de değil. Dünyanın pek çok yerinde bunun örneklerini görmek mümkün: Biraz kararlılık, biraz duyarlılık ve elbette doğru iş birlikleriyle çok başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Peki, biz bunu neden Samsun’da başaramıyoruz?
Ne yazık ki Samsun'da bu konuda büyük bir eksiklik hissediliyor. Çoğu zaman projeler konuşuluyor, fikirler üretiliyor ama iş icraata geldiğinde ortada kimse kalmıyor. Özellikle özel sektörün bu alanda aktif rol alması gerekirken, maalesef tüm sorumluluğun devlet kurumlarına bırakıldığını görüyoruz. Herkes topu devlete atıyor, bekliyor. Oysa sosyal sorumluluk sadece afişlerde, reklamlarda gösterilecek bir kavram değil. Gerçek sorumluluk, topluma dokunarak, hayatlara değer katarak gösterilir.
Samsun’daki özel sektör temsilcilerinin bu konuda daha duyarlı olması şart. Çünkü toplumun her kesimi gibi, engelli bireyler de şehrimizin bir parçası. Onların sporla güçlenmesi, topluma daha aktif katılması sadece bireysel başarı değil; şehrimizin sosyal dokusu için de büyük bir kazançtır.
Spor, birleştirici bir güçtür. Engelli bireylerin sporla buluşması, onlara "sen de varsın" demektir. Onların da alkışlanacak başarıları, paylaşacakları mutlulukları var.
Samsun, Türkiye'nin önemli şehirlerinden biri. Spor altyapısı güçlü, insan kaynağı zengin. Neden bu potansiyeli engelli bireyler için de harekete geçirmiyoruz? Neden onlara fırsat tanımıyoruz?
Belki de artık bahaneleri bir kenara bırakıp, hep birlikte elimizi taşın altına koyma zamanı gelmiştir. Kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, gönüllüler... Herkesin yapabileceği bir şey mutlaka vardır.
Saygılarımla…