Samsun İl Başvaizi Kafiye Demircan Yazdı: Ramazan, Bağımlılık ve İrade Eğitimi
Paylaş

Samsun İl Başvaizi Kafiye Demircan Yazdı: Ramazan, Bağımlılık ve İrade Eğitimi

Ekleme: 05.03.2026 18:33 Güncelleme: 31.05.2026 23:05

Samsun İl Başvaizi Kafiye Demircan, Ramazan ayının bağımlılıklarla mücadeledeki rolünü ve irade eğitimini kaleme aldı. Demircan, orucun insanı nasıl özgürleştirdiğini ayet ve hadislerle açıkladı.

Samsun İl Başvaizi Kafiye Demircan, Ramazan ayının sadece bir ibadet zamanı değil, aynı zamanda modern çağın en büyük sınavlarından biri olan bağımlılıklara karşı bir "irade eğitimi" ve "diriliş çağrısı" olduğunu vurguladı.

Demircan, bağımlılığın insanın iradesini kuşatan bir esaret biçimi olduğunu belirterek, orucun bu zincirleri kırmadaki gücüne dikkat çekti.

İşte Samsun İl Başvaizi Kafiye Demircan'ın yazısının tamamı:

Gerçekten özgür müyüz?

Yoksa elimizde sandığımız hayatın ipleri, görünmez alışkanlıkların elinde mi?

Modern çağın en büyük sınavlarından biri bağımlılıklardır. Sigara, alkol, madde, kumar, dijital ekranlar, sosyal medya, alışveriş tutkusu ve hatta öfke… Bağımlılık artık sadece bir alışkanlık değil; insanın zamanını, iradesini ve hatta kimliğini kuşatan bir esaret biçimidir. En tehlikelisi de çoğu zaman bu esaretin fark edilmemesidir.

Ramazan ayı tam da bu noktada güçlü bir çağrıdır: Arınmaya, silkinmeye ve yeniden özgürleşmeye davet…

Ramazan denince akla ilk gelen ibadet oruçtur. Kur’an-ı Kerim’de, Bakara Suresi 183. ayette “Oruç size farz kılındı… Umulur ki takvaya erersiniz.” buyrulur. Buradaki takva, yalnızca haramdan uzak durmak değil; nefsin sınırsız isteklerine karşı bilinçli bir duruş sergileyebilmektir.

Oruç, insana helal olan nimetlerden bile belirli bir süre uzak durabilme gücü kazandırır. Gün boyu susuz kalmasına rağmen sırf Allah emrettiği için elini suya uzatmayan insan, aslında kendi iradesini yeniden inşa etmektedir. İşte bu, bağımlılıklara karşı en güçlü eğitimdir. Çünkü bağımlılık, çoğu zaman “hemen şimdi” diyen dürtüye teslim olmaktır. Oruç ise “bekleyebilirim” diyebilmektir.

Bugün özellikle gençler arasında dijital bağımlılık ciddi bir tehdit hâline gelmiştir. Saatlerce ekran karşısında geçirilen zaman, sanal dünyada kaybolan gerçek ilişkiler… Ramazan ise bize başka bir hayatı hatırlatır: Ekran ışığında değil, kalp nuruyla aydınlanan bir hayatı… Seccade başında huzuru, iftar sofrasında paylaşmayı, camide omuz omuza durmayı öğretir. Bu manevi atmosfer, insanı zararlı alışkanlıklardan uzaklaştıran güçlü bir kalkandır.

Kur’an’da hevasını ilah edinen insandan söz edilir (Furkan, 43). Yani arzularının peşinden sürüklenen ve onları hayatının merkezine koyan kişiden… Oysa Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), aşırılıktan sakındırmış ve itidal üzere bir hayatı tavsiye etmiştir (İbn Mace, Menasik, 63). Gerçek özgürlük, her istediğini yapmak değil; istemediğini de yapabilmektir. Gerektiğinde “hayır” diyebilmektir.

Ramazan sabır mektebidir. Sabır ise bağımlılıkla mücadelenin temelidir. Hazları erteleyebilme becerisi, insanın karakterini güçlendirir. İftar vaktine kadar beklemek; anlık tatmin yerine kalıcı kazanımları tercih etmeyi öğretir. Her gün tekrar eden bu eğitim, iradeyi adım adım güçlendirir.

Ayrıca Ramazan umut ayıdır. Tövbe kapısının açık olduğunu bilmek, insanı ayağa kaldırır. Kur’an-ı Kerim, Allah’ın tövbeleri kabul ettiğini müjdeler (Bakara, 160). Umut, bağımlılıkla mücadelede en büyük destektir. Çünkü insan, umudunu kaybettiğinde mücadeleyi de bırakır.

Bağımlılıklar yalnızca bireyin değil, toplumun da yarasıdır. Aile bağlarını zedeler, ekonomik kayıplara yol açar, sosyal sorunları artırır. Ramazan ise paylaşma ve dayanışma ayıdır. Zekât, fitre ve sadakalar; yalnız olmadığımızı hatırlatır. Aynı sofrada buluşan insanlar, birlikte iyileşmenin mümkün olduğunu gösterir.

Çoğu zaman bağımlılık, içimizdeki bir boşluğu doldurma çabasıdır. Manevi boşluk zararlı alışkanlıklarla kapatılmaya çalışılır. Oysa Ramazan, o boşluğu ibadetle, Kur’an’la, dua ve zikirle doldurur. Kalp doyduğunda, bağımlılıklar zayıflar.

Ramazan bir takvim dilimi değildir; bir diriliş çağrısıdır. Her sahur yeni bir niyet, her iftar yeni bir başlangıçtır. Belki de bugün, “Bugün bırakıyorum.” deme günüdür. Elbette bazı bağımlılıklar profesyonel destek gerektirir. Manevi motivasyonla birlikte tıbbi ve psikolojik yardım almak başarı ihtimalini artırır. İslam, tedaviyi ve çare aramayı teşvik eder.

Ve şimdi soruyu yeniden soralım: Hayatımızı biz mi yönetiyoruz, yoksa alışkanlıklarımız mı?

Unutmayalım: Gerçek özgürlük, nefsin her dediğini yapmak değil; nefsin her dediğine boyun eğmemektir.

Ramazan, zincirleri kırma mevsimidir. İrade güçlenirse insan özgürleşir; insan özgürleşirse hayat değişir.

 

Haber Merkezi

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.