Gelişen gıda teknolojileri, değişen tüketim alışkanlıkları ve alternatif besin kaynaklarına yönelik küresel yönelimler, ulusal gıda güvenliği mevzuatlarının yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmaktadır.
Piyasaya arz edilen yenilikçi ürünlerin insan sağlığı üzerindeki etkilerini kontrol altında tutmak ve sahte ya da yanıltıcı içeriklerin önüne geçmek amacıyla yasal otoriteler tarafından denetim mekanizmaları sıkılaştırılmaktadır. Atılan yeni adımlarla hem sektörel inovasyonun önünün açılması hem de halk sağlığının en üst düzeyde korunması hedeflenmektedir.
TÜRK GIDA KODEKSİNDE YENİ DÖNEM BAŞLADI
Tarım ve Orman Bakanlığı, yeni geliştirilen gıdaların piyasaya arzına ilişkin usul ve esasları belirleyen kapsamlı yasal düzenlemeleri hayata geçirdi. Sektörde uzun süredir beklenen "Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği" ile "Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalara İlişkin Uygulama Tebliği", Resmi Gazete'de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi.
Hazırlanan mevzuatla, gelişen teknoloji ve alternatif gıda kaynaklarına yönelik Ar-Ge çalışmalarının artmasıyla birlikte yeni bileşenlerin gıda olarak kullanımına ilişkin piyasadan gelen yoğun taleplerin disiplin altına alınması amaçlanıyor. Yeni kurallarla, gıda işletmecilerinin geliştirdikleri ürünleri piyasaya sunabilme şartları netleştirilirken, tüketiciler açısından yüksek düzeyde gıda güvenliği standardı oluşturuluyor.
189 ALTERNATİF BİLEŞENE ONAY, 32 ÜRÜNE YASAK
Yürürlüğe giren yeni yönetmelik kapsamında, Avrupa Birliği (AB) listelerinde yer alan ve Türkiye'nin gıda hassasiyetleri ile beslenme yapısına uygun görülen 189 yeni gıda bileşeni resmi mevzuata dahil edilerek kullanımına izin verildi. Buna karşılık, toplum sağlığı ve tüketici hassasiyetleri gözetilerek yapılan değerlendirmeler neticesinde 32 ürün ise düzenleme sınırlarının tamamen dışında bırakıldı. Kapsam dışında bırakılan bu ürünlerin GDO'lu mikroorganizma kullanılarak üretilmesi, domuz kaynaklı olması veya böcek içermesi gibi gerekçelerle Türk gıda piyasasına arz edilmesine kesin olarak izin verilmeyeceği bildirildi.
İNSAN SAĞLIĞI İÇİN BİLİMSEL RİSK DEĞERLENDİRMESİ ŞARTI
Yeni düzenlemeyle birlikte, laboratuvar ortamında veya yeni teknolojilerle geliştirilmiş bir gıdanın raflarda yer alabilmesi için insan sağlığı açısından hiçbir risk taşımadığının net olarak kanıtlanması gerekecek. Yönetmelik ekindeki onaylı listede adı yer almayan herhangi bir yeni gıdayı piyasaya sürmek isteyen işletmeler, öncelikle Bakanlığa resmi başvuru yapmak ve çok sıkı bir güvenilirlik değerlendirmesinden geçmek zorunda olacak.
SEKTÖRDE İNOVASYON TEŞVİK EDİLECEK
Yönetmeliğin ardından yayımlanan uygulama tebliğinde, bir ürünün "yeni gıda" statüsünde olup olmadığının nasıl belirleneceği ve Bakanlığa sunulacak başvuru dosyalarının teknik içeriklerinin neler olması gerektiği ayrıntılarıyla paylaşıldı. Bu düzenleme ile daha önce gıda olarak yaygın şekilde tüketilmemiş bileşenlerin, bilimsel risk analizi süreçlerinin ardından güvenli şekilde ekonomiye kazandırılması amaçlanıyor. Bakanlık, yenilikçi gıda ürünleri, modern teknolojiler ve yeni nesil üretim süreçlerinin yasal bir zemine oturtulmasıyla birlikte gıda sektöründe inovasyonun da teşvik edilmesini hedefliyor.
Haber Merkezi
