Türkiye'nin tarımsal üretim stratejileri, hasat dönemleri ve gıda arz güvenliğine yönelik en yetkili adımlar yeni sezon öncesinde masaya yatırılmaya başlandı. Küresel ölçekte yaşanan lojistik aksamalar ve iklimsel dalgalanmaların gıda piyasaları üzerindeki etkileri yakından izlenirken, yurt içindeki üretim hacminin hem yerleşik nüfusun hem de turizm sezonundaki harici talebin ihtiyaçlarını eksiksiz karşılayacak düzeyde olduğu vurgulandı. Kamu otoritesinin piyasa dengesini koruma kararlılığı bir kez daha aktarıldı.
HASAT ÖNCESİ KRİTİK KOORDİNASYON TOPLANTISI
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 11-14 Mayıs tarihlerinde Erzincan'da düzenlenen "Merkez ve Taşra Teşkilatı 2026 Hasat Öncesi Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı" başladı. Kentteki bir otelde yapılan toplantıda, 2026 üretim sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunulacak ve TMO yeni alım dönemine hazırlanacak. TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, burada yaptığı konuşmada, hububat ve bakliyat piyasalarını Türkiye ve dünyada yakından takip ettiklerini söyledi.
KÜRESEL PİYASALAR ANLIK OLARAK TAKİP EDİLİYOR
Güldal, Dünya Hububat Birliğinin Türkiye'deki tek temsilcisinin TMO olduğunu belirterek, "Dünyanın herhangi bir ülkesinde hububatla, bakliyatla ilgili, temel tüketim maddeleri olan tarımsal ürünlerin herhangi bir fiyat değişikliği, dış ticaret tedbiri, ihracat ve ihtalat sınırlamaları söz konusu olduğunda biz anlık olarak bunu takip ederiz ve ona göre ülkemizin ihtiyacını, ülkemizin durması gereken noktayı tespit ederiz. Tabii yurt içinde de özellikle arz fazlası olduğu dönemlerde bazı ürünlerin ihracatına izin veriyoruz. Bazı ürünleri ithal ediyoruz ve ithalatına izin veriyoruz. Bunun temelinde şu var, Türkiye'de 86 milyon nüfusumuz, 60 milyon turist misafirimiz hiçbir şekilde gıda arzı noktasında bir problem yaşamıyor, yaşamadı, yaşamayacak inşallah" dedi.
TÜRKİYE KENDİNE YETEBİLECEK KADAR HAZIRLIKLI
Türkiye'nin güçlü bir tarımsal altyapısının olduğunu dile getiren TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, "Özellikle olağanüstü hallerde, kriz dönemlerinde, kuraklık döneminde ve benzeri hadiselerde, dünyada lojistik problemlerin meydana geldiği dönemlerde Türkiye kendine yetebilecek kadar hazırlıklıdır ve her zaman böyledir. Şu anda çok daha güçlü bir şekilde hazırlık durumundadır. Elbette piyasa istikrarı tarımsal ürünlerde çok önemlidir. Bu istikrar üreticiden başlar, ta tüketiciye kadar gitmesi gerekiyor. Bütün bu aşamalarda Toprak Mahsulleri Ofisinin görevi vardır. Hasat döneminde üreticimizin yanındayız, yanında olmak durumundayız" diye konuştu.
ERZİNCAN BÖLGENİN SERA ÜSSÜ OLMA YOLUNDA
Vali Hamza Aydoğdu da kentin en güçlü yanının tarım ve hayvancılık olduğunu söyledi. Üretimin önemine işaret eden Aydoğdu, "Erzincan, tarım ve hayvancılıkta çok iyi. Burayı geliştirmeye çalışıyoruz, seracılığı geliştirmeye çalışıyoruz. Bir dönüme 28 ton veren bir seramız var. İnşallah şu anda 200 dönüm daha yapmayı düşünüyoruz. Buradaki sera alanını 2 bin dönüme çıkardığımız zaman Erzincan bu anlamda Doğu Anadolu'nun, Karadeniz'in, İç Anadolu'nun sera üssü olacak. Bu imkanlar bizde var. Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan sera 600 dönüm, biz belediye başkanımızla son 2 yılda buna 600 dönüm daha ekledik" ifadesini kullandı. Kurumlar arası eş güdümün üretim alanlarındaki verimliliği artıracağı öngörülüyor.
Anadolu Ajansı