Samsun Vaizi İsa Güler, kaleme aldığı makalesinde İslam dininin temel yapı taşları olan iman ve salih amel kavramlarını inceledi. Güler, imanın sadece bir tasdikten ibaret kalmaması gerektiğini, somut davranışlarla desteklenmeyen bir imanın savunmasız kalacağı uyarısında bulundu.
İMAN VE AMEL ARASINDAKİ HASSAS DENGE
İmanı, Peygamber Efendimiz’in tebliğ ettiği esasları yürekten doğrulamak olarak tanımlayan İsa Güler, Ehl-i Sünnet inancına göre amelin imanın bir parçası olmadığını ancak onun en güçlü koruyucusu olduğunu belirtti. Güler, "İman amelsiz olursa savunmasız olur. İmanın göstergesi salih amellerdir" diyerek, kişinin inancının gereğini hayata yansıtmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca, haramı reddetmenin dinden çıkmaya yol açacağını, ancak haramı işleyen kişinin inkar etmedikçe kâfir olmayacağını, sadece işlediği cürmün cezasını çekeceğini hatırlattı.
GÜNAHLARIN KUŞATMASI VE PİŞMANLIK
Kur'ân-ı Kerîm'de iman ve salih amelin sıklıkla bir arada zikredildiğini belirten Vaiz Güler, kötü amellerin zamanla kalbi karartabileceğine vurgu yaptı. Bakara Suresi 81. ayete atıfta bulunarak, işlenen günahların insanı çepeçevre kuşatması durumunda imanın tehlikeye girebileceğini ifade etti. Makalede, ahirette herkesin yaptığı hayır ve şerle yüzleşeceği, günahkarların dünyaya geri dönüp salih amel işlemek için beyhude yere yakaracakları gerçeği Secde Suresi üzerinden hatırlatıldı.
ASR SURESİ VE BAŞARININ ÖLÇÜSÜ
Yüce Allah'ın başarının ölçüsünü Asr Suresi'nde açıkça beyan ettiğini söyleyen Güler, zamanın geri gelmeyecek şekilde akıp gittiğine işaret etti. "Eriyip giden zamanımızı ebedileştirmenin yolu, iman edip güzel amel işlemektir" diyen Güler, hakkı ve sabrı tavsiye etmeyen, sadece "gününü gün eden" bir yaşam sürenlerin imanında zaafiyet ve kalbinde hastalık olabileceğini belirtti.
Haber Merkezi