Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Artvin ziyareti kapsamında gerçekleştirdiği incelemelerin ardından, son günlerde bakanlığın Ramazan ayı faaliyetlerine yönelik yayımlanan bildiriye çok sert tepki gösterdi. Bakan Tekin, 168 kişinin imzaladığı metinde yer alan ifadelerin suç teşkil ettiğini belirterek yargı yoluna başvuracaklarını duyurdu.
RAMAZAN ETKİNLİKLERİ VE ANAYASA VURGUSU
Bakan Tekin, okullarda düzenlenen Ramazan ayı etkinliklerinin "eğitimde Talibanlaşma süreci" ve "laik hukuk düzenini ortadan kaldırmak" şeklinde tanımlanmasına karşı çıktı. Bu tür faaliyetlerin toplumsal dayanışma, birlik ve kardeşlik duygularını pekiştirmek amacıyla yapıldığını ifade eden Tekin, "Biz anayasanın tamamını, mevzuatın bize yüklediği görevlerin tamamını yerine getirmeye çaba sarf ediyoruz" dedi.
ÖZGÜR ÖZEL VE MİDE GENİŞLİĞİ ÇIKIŞI
Konuşmasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e de göndermede bulunan Bakan Tekin, "Ben bir Anadolu çocuğuyum. Hakaret içeren cümleleri kullanıp arkasından 'kişilik analizi yapıyorum' diyen Özgür Özel kadar midesi geniş bir insan değilim. Dolayısıyla bu 168 kişinin imzaladığı metinde bizleri zan altında bırakan ifadeler benim durduğum yerden suç teşkil eder" ifadelerini kullandı.
"GERİCİ AZINLIK" TANIMLAMASINA TEPKİ
Metinde yer alan "gerici azınlık" tanımlamasını sert bir dille eleştiren Bakan Tekin, bu ifadeyi kullananlara misliyle iade ettiğini söyledi. Bakanlığın yürüttüğü çalışmaların çocukların milli ve manevi değerleri içselleştirmesi üzerine kurulu olduğunu savunan Tekin, ramazan genelgesinden "Trump'ın ipine sarılmak" gibi çıkarımlar yapılmasını anlamakta zorluk çektiğini dile getirdi.
DEMOKRATİK HAK VE YARGI SÜRECİ
Suç duyurusunda bulunmanın da bir demokratik hak olduğunu belirten Bakan Tekin, eleştiri sahiplerine seslenerek, "Suç duyurusunda bulunmamızdan rahatsız olmayacaksınız. Nasıl siz demokratik hakkınızı kullandığınızı iddia ediyorsanız, hukuk üzerinden hak aramak da bir demokratik haktır. Suçunuz yoksa zaten yoktur; ama ben rahatsızlığımı ifade etmek için bu yolu tercih ettim" dedi. Tekin, laikliğin dini inanç ve ibadet hürriyetinin güvencesi olduğunu da sözlerine ekledi.
Demirören Haber Ajansı

