AK Parti Meclis’e yasa teklifi sundu. Teklifte internet haber siteleri ve gazetelere yönelik ilan kesme cezaları genişletilirken, Basın İlan Kurumu’na resen inceleme ve yaptırım yetkisi verildi. Muhalefet, düzenlemeyi “ekonomik sansür mekanizması olarak değerlendiriyor.
Teklifin en dikkat çeken bölümlerinin başında Basın İlan Kurumu’na ilişkin düzenlemeler geliyor. İnternet haber siteleri için yeni “vasıf” kriterleri getirilirken; haber sayısı, kadro, okur sayısı ve yayın süresi gibi kriterlerin Basın İlan Kurumu Genel Kurulu tarafından belirleneceği düzenleniyor. Muhalefet ise bu düzenlemenin özellikle bağımsız internet medyasını baskı altına almak için kullanılabileceği görüşünde.
Teklifteki 195 sayılı Basın İlan Kurumu Kanunu’nun 49’uncu maddesinde yapmak istediği değişiklik, basın meslek örgütleri ve hukukçular arasında yeni bir sansür tartışmasını beraberinde getirdi. Teklifte, gazeteler, dergiler ve internet haber siteleri için geniş kapsamlı “basın yayın ilkeleri” tanımlanırken, bu ilkelere aykırı yayın yapan kuruluşlara 1 ila 10 gün arasında resmî ilan ve reklam kesme cezası verilmesinin önü açılıyor.

Teklife göre Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu, internet haber siteleri ve gazetelere bir günden 10 güne kadar ilan kesme cezası verebilecek. Aynı ihlalin tekrarı halinde ceza süresi 25 güne kadar çıkabilecek. Bir ayı aşan ihlallerde cezalar katlanacak. Ayrıca birden fazla ihlal olması halinde cezalar toplanabilecek. Muhalefet kulislerinde bu maddelerin “ekonomik sansür mekanizması” oluşturacağı değerlendirmesi yapılıyor. Özellikle “resen inceleme” yetkisinin Basın İlan Kurumu’na geniş takdir alanı verdiği ifade ediliyor. Düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nin önceki iptal kararlarına karşın “daha sert bir çerçeveyle geri getirildiği” yorumları da yapılıyor.
Düzenlemede yer alan “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü”, “milli ve manevi değerler”, “genel ahlak”, “toplumun değerleri”, “halkı kin ve düşmanlığa sevk” gibi geniş ve yoruma açık ifadeler dikkat çekti. Eleştiriler özellikle bu kavramların siyasi iktidar tarafından farklı yorumlanabileceği ve eleştirel yayıncılığın cezalandırılmasına zemin hazırlayabileceği noktasında yoğunlaşıyor. Teklife göre yalnızca şikâyet üzerine değil, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu’nun “resen” inceleme başlatması da mümkün olacak. Böylece herhangi bir başvuru olmaksızın haber siteleri, gazeteler ve dergiler hakkında doğrudan yaptırım süreci işletilebilecek.
Muhalefet ve basın meslek örgütleri, düzenlemenin özellikle ekonomik baskı mekanizmasını güçlendireceğini savunuyor. Resmî ilan gelirlerinin özellikle yerel medya ve bağımsız internet siteleri açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekilirken, ilan kesme cezalarının fiilen “yayın susturma aracı”na dönüşebileceği belirtiliyor. Teklifte ayrıca “haber ve yorumların gerçeği yansıtması esastır”, “haber başlıklarında yanıltıcı olunamaz” gibi maddeler de yer aldı. Ancak hangi haberin “gerçekliği yansıtmadığına” ya da hangi başlığın “yanıltıcı” olduğuna ilişkin kararın büyük ölçüde idari değerlendirmeye bırakılması eleştiri konusu oldu.
Düzenlemenin en dikkat çeken başlıklarından biri de bir yayın hakkında yargıya başvurulmuş olmasının BİK Yönetim Kurulu’nun ayrıca işlem yapmasını engellemeyecek olması oldu.