Küresel diplomaside hareketli günler yaşanırken, İran ve Çin hattında stratejik bir temas gerçekleşti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Amerika Birleşik Devletleri ile yaşanan askeri ve ekonomik gerilimin zirve yaptığı bir dönemde Çin'e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Pekin’de mevkidaşı Wang Yi ile bir araya gelen Arakçi, bölgesel güvenlik ve nükleer iş birliği konularını masaya yatırdı.
Zirvenin ardından Çin kanadından gelen açıklama, nükleer tartışmaların seyrini değiştirecek nitelikteydi.
"NÜKLEER ENERJİ İRAN'IN MEŞRU HAKKIDIR"
Görüşmenin ardından Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, İran’ın nükleer programına yönelik net bir duruş sergilendi. Pekin yönetimi, “İran’ın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkı meşrudur” ifadelerini kullanarak, Batılı devletlerin baskılarına karşı Tahran’ın yanında durduğunun mesajını verdi. Bu açıklama, İran'ın nükleer kapasitesini sivil projeler çerçevesinde geliştirme çabalarına küresel bir güçten gelen en güçlü desteklerden biri olarak kaydedildi.
ABD GERİLİMİ GÖLGESİNDE STRATEJİK ADIM
Arakçi'nin Pekin ziyareti, Hürmüz Boğazı ve Lübnan hattında ABD ile yaşanan doğrudan gerilimlerin hemen ardından gerçekleşmesi bakımından büyük önem taşıyor. Siyasi analistler, Çin’in bu çıkışını sadece ikili bir iş birliği değil, aynı zamanda ABD’nin bölgedeki tek taraflı yaptırım politikalarına karşı bir "denge unsuru" olarak yorumluyor.
DİPLOMATİK DENGELERDE YENİ DÖNEM
Görüşme sırasında Wang Yi, İran’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan saygılarını yinelerken; Arakçi ise Çin’in yapıcı rolünün bölge istikrarı için hayati olduğunu vurguladı. Nükleer anlaşmanın (JCPOA) geleceğine dair belirsizlikler sürerken, Çin’in "meşru hak" vurgusu yapması, önümüzdeki günlerde uluslararası platformlarda yeni tartışmaların fitilini ateşleyecek gibi görünüyor.
SonDakika.com