Küresel piyasalarda gözler bir kez daha ABD ekonomisine çevrildi. ABD'nin en büyük bankası JPMorgan Chase’in Üst Yöneticisi (CEO) Jamie Dimon, tahvil getirilerinin çok uzun yılların zirvesine ulaştığı bu kritik süreçte, faiz oranlarının mevcut seviyelerin çok daha üzerine çıkabileceği yönünde çarpıcı bir uyarıda bulundu.
KÜRESEL EKONOMİDE TASARRUF BOLLUĞU DÖNEMİ BİTTİ
Bloomberg'e konuşan Jamie Dimon, dünya ekonomisinde köklü bir yapısal değişim yaşandığına dikkat çekti. Yıllardır süregelen "tasarruf bolluğu" döneminden, yeterli tasarrufun bulunmadığı yeni bir evreye geçilmiş olabileceğini belirten ünlü bankacı, bu makroekonomik tablonun küresel faizler üzerinde ciddi bir yukarı yönlü baskı yaratacağına işaret etti. Dimon, faizlerin artık artmayacağı yönündeki iyimser piyasa yaklaşımlarının büyük bir hata olduğunu vurguladı.
PETROL, YAPAY ZEKÂ VE BÜTÇE AÇIKLARI FAİZLERİ TETİKLİYOR
Uzun vadeli tahvillerin baskı altında olduğu bu dönemde petrol fiyatlarındaki yükseliş, merkez bankalarını faiz artırmaya zorlayabileceğine yönelik endişeleri diri tutarak satış baskısını artırıyor. Bununla birlikte Japonya, Birleşik Krallık ve ABD’de kamu harcamalarına ilişkin kaygılar ile yapay zeka patlamasının ABD ekonomisindeki büyümeyi desteklemesi, yatırımcıların uzun vadeli borçlanma araçları için daha yüksek getiri talep etmesine neden oluyor. Bizim gibi şirketlerin hem daha yüksek hem de daha düşük faizlere hazırlıklı olması gerektiğini söyleyen Dimon, faizlerin kolaylıkla daha da yükselebileceğini belirtti.
30 YILLIK ABD TAHVİLİ 19 YILIN ZİRVESİNDE
Piyasalardaki hareketlilik Dimon'ın uyarılarını destekler nitelikte. Bu hafta 30 yıllık ABD Hazine tahvili getirileri 2007'den bu yana, yani son 19 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. İki yıllık tahviller ise Şubat 2025'ten sonraki en yüksek düzeyi gördü. Piyasadaki bu sert hareket, yatırımcıların İran savaşının enflasyonist etkilerine ve dünyanın en büyük ekonomisindeki bütçe açığı risklerine ilişkin endişelerini doğrudan yansıtıyor.
FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİLERİ YERİNİ ARTIŞA BIRAKTI
Orta Doğu'daki çatışmanın yakın zamanda çözüleceğine dair sınırlı işaret bulunurken, swap piyasalarında Fed beklentileri de tamamen tersine döndü. İran savaşı başlamadan önce yıl sonuna kadar ikiden fazla 25 baz puanlık faiz indirimi bekleyen piyasalar, an itibarıyla Fed'in aralık ayına kadar %70 ihtimalle 25 baz puanlık bir faiz artışına gideceğini fiyatlıyor. 2027'nin ilk çeyreğine kadar yapılacak bir faiz artışı ise artık neredeyse kesin gözüyle bakılan bir senaryo haline geldi.
30 TRİLYON DOLARLIK DEV KAMU BORCU TEHLİKESİ
ABD'nin borç sarmalına da değinen Dimon, borç yükünün 30 trilyon dolar seviyesinde olduğunu ve ortalama faiz oranının %3,5'i bulduğunu hatırlattı. ABD hükümetinin bugün bile bu borcu daha düşük bir oranla yeniden finanse etmesinin mümkün olmadığını ve bu yıl 2 trilyon dolar daha borçlanması gerektiğini belirten Dimon, asıl belirsizliğin dünyanın bu duruma ne zaman daha fazla endişeyle yaklaşacağı olduğunu söyledi. Enflasyon baskısıyla birlikte yatırımcıların uzun vadeli tahvilleri elinde tutmak istemeyeceği bir eşiğe yaklaşıldığını ve yükselen faizlerin kredi piyasası ile şirket borç yapılandırmalarına çok sert yansıyacağını sözlerine ekledi.
mynet.com