Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen haftalık partisinin grup toplantısında gündeme dair son derece kritik iç ve dış politika değerlendirmelerinde bulundu. Konuşmasında özellikle Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından hazırlanan 2025 yılı Türkiye Raporu'nu ve batılı kurumların Türk yargı sistemine yönelik müdahale girişimlerini hedef alan Bahçeli, Türkiye'nin egemenlik haklarından ve milli çıkarlarından asla taviz verilmeyeceğini vurguladı. MHP lideri, "Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez. Türkiye Cumhuriyeti; dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı’ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecek" ifadelerini kullandı.
BAHÇELİ: "EĞRİ CETVELDEN DOĞRU ÇİZGİ ÇIKMAZ"
Avrupa Parlamentosu’nun yayımladığı 2025 yılı Türkiye Raporu'nu "eğri cetvelle çizilmiş bir metin" olarak nitelendiren Devlet Bahçeli, Avrupa ülkelerinin kendi iç güvenlik, sosyal ve ekonomik krizlerini örtbas etmek adına sürekli Türkiye’ye demokrasi ve hukuk dersi vermeye yeltendiğini söyledi. Rapor içeriğindeki adli süreçlere yönelik ifadelerin bağımsız mahkemeleri abluka altına alma gayreti ve vesayet hevesi taşıdığını savunan Bahçeli, şu sözlerle tepki gösterdi:
"Türkiye’nin yargı erkine uzatılmış arsız, sapkın ve umarsız dalalet dili, sıradan bir eleştiri kapsamında yorumlanamaz. Devam eden yargı süreçlerini siyasi saiklerle yorumlamak, bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir, tahakküm arzusudur. Bize sınır ötesinden ayar vermeye kalkan her kim varsa Türkiye Cumhuriyeti’nin hürriyetine ve egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya da böyle öğrenecektir. Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır."
"ÜLKÜ OCAKLARINI HEDEF ALAN KİN NÖBETÇİLERİNİN FARKINDAYIZ"
Raporda Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı'na yönelik yer alan olumsuz ifadelere de sert bir karşılık veren MHP Lideri Devlet Bahçeli, bu operasyonel hamlelerin yeni olmadığını, geçmişte Washington’da tezgahlanan karalama faaliyetlerinin bugün Brüksel’e taşındığını belirtti. 2022 yılında ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Ulusal Savunma Yetki Yasası içerisine de benzer maddelerin eklenmek istendiğini hatırlatan Bahçeli, "Dün ABD'de, bugün Brüksel'de aynı karalama faaliyeti rapor satırlarına iliştirilmiştir. Türk milliyetçiliğini kriminalize etme, Türk gençliğini milli ve manevi değerlerinden kopartıp köksüzleştirme gayretlerinin farkındayız" dedi.
"MAVİ VATAN'I ANTALYA KÖRFEZİ'NE HAPSETME RÜYASI"
Avrupa Parlamentosu raporunun "Kıbrıs" ve "Mavi Vatan" başlıkları altındaki Türkiye karşıtı tezlerini de sert dille eleştiren Bahçeli, Rum-Yunan yayılmacılığının batı eliyle tescillenmek istendiğini söyledi. Kıbrıs Türklerinin egemen eşitlik hakkının inkar edilemeyeceğini dile getiren Bahçeli, "Mavi Vatan’ı 'saldırganlık', Türkiye-Libya mutabakatını 'hukuksuzluk', Kıbrıs Türkü’nün egemenlik talebini 'ayrılıkçılık' gibi göstermeye çalışan bu zihniyet, Türk milletinin denizlerdeki iradesini Antalya Körfezi’ne hapsetme rüyasını hala diri tutmaktadır. Fakat ne tarih ne coğrafya onların heveslerine göre çizilmiştir" diye konuştu.
ABD-İRAN MÜZAKERELERİ VE LÜBNAN ATEŞKESİ
Uluslararası jeopolitik gelişmelere ve G7 Zirvesi'ne de değinen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsviçre'nin ev sahipliğinde ABD ile İran arasında gerçekleştirilen 14 maddelik mutabakat görüşmelerini yakından takip ettiklerini açıkladı. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, deniz ablukasının kalkması ve Lübnan sahasındaki askeri operasyonların durdurulması adımlarını insanlık huzuru adına olumlu bulduklarını ancak İsrail'in saldırgan politikaları sebebiyle sürece ihtiyatla yaklaştıklarını belirtti. Bahçeli, Lübnan'daki ateşkesin kalıcı olması ve ülkenin tüm topraklarını kapsaması gerektiğinin altını çizerek bölgedeki her sarsıntının Türkiye'nin milli güvenliği açısından soğukkanlılıkla analiz edildiğini sözlerine ekledi.
Demirören Haber Ajansı