Arabesk müzik dünyasının tanınan isimlerinden "Güllü" lakaplı Gül Tut'un, Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada son viraja girildi. İlk etapta kamuoyuna "talihsiz bir kaza" olarak yansıyan ancak adli tıp raporları, bilirkişi incelemeleri ve şok tanık beyanlarının ardından "kasten öldürme" dosyasına dönüşen soruşturmada Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianameyi önümüzdeki haftalarda mahkemeye sunması bekleniyor. Soruşturma kapsamında sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklu bulunurken, dosyaya giren ses kayıtları ve ifadeler kan donduran detayları ortaya çıkardı.
İLK BAŞTA "ROMAN HAVASI OYNARKEN DÜŞTÜ" DENİLMİŞTİ
26 Eylül 2025 gecesi meydana gelen trajik olayda, sanatçı Güllü'nün evinin kapalı teras bölümündeki pencereden aşağı düştüğü bildirilmişti. Olay anında evde bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve kızının arkadaşı Sultan Nur Ulu, ilk ifadelerinde Güllü'nün alkollü olduğunu, Roman havası eşliğinde oynadığı sırada dengesini kaybederek düştüğünü ileri sürmüştü. Sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Gülter de annesinin zaman zaman denge problemleri yaşadığını belirterek olayı "elim bir kaza" olarak duyurmuştu. Ancak olay sonrasına ait ev içi güvenlik kamerası görüntüleri ve ses kayıtları incelendiğinde, durumun bir kazadan ibaret olmadığı yönündeki şüpheler ağırlık kazandı.
ADLİ TIP VE BİLİRKİŞİ RAPORU "DIŞ MÜDAHALE" DEDİ
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan toksikoloji raporunda Güllü'nün kanında 3,53 promil gibi yüksek oranda alkol tespit edildi. Vücudunda yüksekten düşmeye bağlı ağır travmatik kırıklar belirlenen sanatçının tırnak örneklerinde başka bir kişiye ait DNA izine rastlanmadı. Bu durum ilk başta boğuşma iddialarını zayıflatmış olsa da savcılık tarafından görevlendirilen uzman bilirkişi heyeti, düşme açısı ve fiziki dinamikler üzerinde yaptığı incelemede ezber bozan bir sonuca ulaştı. Raporda, dengenin kendi kendine kaybedilmediği, bir dış kuvvet veya fiziksel temasla, yani itilme yoluyla düşmenin gerçekleştiği mütalaa edildi.
"ANNEMİ ÖLDÜRMEK İÇİN BİR KATİL BULUR MUSUN?"
Soruşturmanın seyrini değiştiren en büyük etken ise Güllü’nün eski patronu Ferdi Aydın’ın suç duyurusu ve dosyaya sunulan geçmiş dönem yazışmaları oldu. Şüpheli Tuğyan Ülkem Gülter’in geçmişte çevresindeki kişilere “Annemi öldürmek için bir katil bulur musun?” ve “Yeter artık annemi öldüreceğim” şeklinde mesajlar attığı saptandı. Genç kız bu mesajların geçici bir kırgınlık dönemine ait olduğunu savunsa da savcılık takibatı derinleştirdi. Dosyaya giren bir diğer kritik tanık ifadesinde ise Bircan D. isimli şahıs, cenaze sonrasında Tuğyan'ın kendisine ağlayarak, “Abla iyi ki o zaman beni durdurmuşsun, keşke bu defa da engel olabilseydin, ben yaptım ama çok pişmanım” dediğini iddia etti.
YURT DIŞINA KAÇARKEN YAKALANDI ARKADAŞI İTİRAF ETTİ
Fiziki ve teknik takip altında tutulan Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşı Sultan Nur Ulu, olaydan 78 gün sonra, 11 Aralık 2025'te valizleriyle birlikte yurt dışına kaçış hazırlığı yaparken İstanbul'da emniyet güçlerince kıskıvrak yakalandı. Gözaltına alınan isimlerden Sultan Nur Ulu, polise verdiği itiraf niteliğindeki ifadesinde dehşet anlarını şu sözlerle anlattı:
"Tuğyan, annesini kalçasının altından bacaklarına sarılarak hafifçe yukarı kaldırdı ve hemen ardından aşağı itti."

Bu kan donduran itirafın ardından mahkemeye sevk edilen Tuğyan Ülkem Gülter, 13 Aralık 2025'te "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi, arkadaşı Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verildi.
ADLİYE KORİDORLARINDA HAREKETLİLİK: BAŞSAVCI DEĞİŞTİ
Türkiye'nin yakından takip ettiği dosyada yasal süreç devam ederken, Yalova adliyesinde dikkat çeken bir görev değişimi yaşandı. Soruşturmayı ilk günden bu yana titizlikle yürüten Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz, İstanbul Gaziosmanpaşa Başsavcı Vekilliği görevine atanırken, yerine Yunus Emre Büyükyurt getirildi. Yeni başsavcının göreve başlamasıyla birlikte, dosyaya giren teknik dinleme kayıtları, gizli tanık beyanları ve Adli Tıp raporlarının harmanlandığı kapsamlı cinayet iddianamesinin çok kısa bir süre içinde tamamlanarak ağır ceza mahkemesine gönderilmesi bekleniyor.
Haber Merkezi




