İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki bürokratlar ve siyasilerin yargılandığı, kamuoyunun yakından takip ettiği İBB Davası’nın 55’inci gününde duruşma salonu tarihi ve çarpıcı açıklamalara sahne oldu. Aralarında Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da yer aldığı, 59'u tutuklu olmak üzere toplam 414 sanığın yargılandığı davanın son celsesinde söz alan İmamoğlu, adli sürecin boyut değiştirdiğini iddia etti. İBB iştiraklerinden Kültür AŞ'nin Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kimliği belirsiz kişilerce kaçırılarak ağır işkencelere maruz bırakıldığını açıklayan İmamoğlu, sürecin artık sanıklar ve yakınları için bir can güvenliği krizine dönüştüğünü savundu.
"ERHAN KARAAL AGIR İŞKENCEYE MARUZ KALDI"
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Yerleşkesi 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülen celsede, tutuklu sanıkların salona girişinin ardından saat 11:10’da Ekrem İmamoğlu söz aldı. Savunma takviminin akışını bölmek istemediğini ancak sabah saatlerinde aldığı hayati bir bilgi sebebiyle konuşmak zorunda olduğunu belirten İmamoğlu, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kaçırılma olayına dair şu iddiaları paylaştı:
"Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı kaçırıldı. Ağır işkenceye maruz kalmış durumda. Yoğun bakımda. Yaklaşık 36 saat susuz bırakıldığı, tırnaklarının çekildiği ve çok ağır işkenceye maruz kaldığı bilgisi tarafıma ulaştı. 200 kilo altın nerede, 500 kilo altın nerede, para nerede?"
"HEDEF GÖSTEREN YAYINLAR ARTIK AZMETTİRİCİ HALE GELDİ"
Mahkeme salonunda bir gün önceki celsede de sanık yakınlarının can güvenliği ve tehdit durumlarının avukatlarca kayda geçirildiğini anımsatan İmamoğlu, bazı medya organlarında çıkan iddiaların sokaktaki yansımasının tehlikeli boyutlara ulaştığını ifade etti. Medyadaki asılsız zenginlik senaryolarının illegal yapıları harekete geçirdiğini öne süren İmamoğlu, şöyle konuştu:
"Akit, Sabah gibi mecralarda milyarlarca lira, yüzlerce kilo altın varmış gibi yapılan yayınlar artık sıradan propaganda olmaktan çıkmıştır. Bu yayınlar bugün açıkça azmettirici bir kaynağa dönüşmüştür. Burada bulunan ve bulunmayan herkesin ailesi tehdit altındadır. Az önce aşağıda çok sayıda aileyle görüştüm. Hepsi ciddi kaygı ve korku içerisinde. Bu mesele son derece mühimdir."
"İDDİA MAKAMI DAHİL HERKES ZAN ALTINDADIR"
Yaşanan bu son gelişmelerin ardından yargı organlarının ve emniyet birimlerinin hızla güvenlik tedbiri alması gerektiğini belirten Ekrem İmamoğlu, "İddia makamı dahil herkes büyük bir zan altındadır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nı açıkça uyarıyorum. Gerekli kurumların hızla harekete geçmesi gerekiyor" dedi. Yaklaşık 17 aydır tutuklu bulundukları süre zarfında kendilerine yönelik yapılan hakaret ve iftiralara karşı hukuki olarak hiçbir netice alamadıklarından dert yanan İmamoğlu, suç duyurularının hep aynı savcıya düştüğünü ve kovuşturmaya yer olmadığı kararlarıyla sonuçlandığını savundu.
"BİZİM AYAKKABI KUTULARIMIZ YA DA GİZLİ KASALARIMIZ YOK"
Kamuoyunda kasıtlı olarak bir algı operasyonu yürütüldüğünü ve içi boş iddialarla suç yaratılmaya çalışıldığını söyleyen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Ortada hiçbir şey yoktur. Bizim ne ayakkabı kutularımız vardır, ne gizli kasalarımız vardır, ne de açıklanmayan tapularımız. Bütün kurumlar bu korku iklimine son verecek tedbirleri almak zorundadır. İnsanları işkenceye, hatta cinayete kadar götürebilecek bu zihniyetin önüne geçilmelidir."
Haber Merkezi