Kastamonu'da geçen yıl intihar olarak kayıtlara geçen Elif Özkan'ın ölümüyle ilgili aile dosyanın peşini bırakmıyor. İp izleri ve şüpheli kazak detayı dikkat çekiyor.
Kastamonu'nun Hanönü ilçesinde geçen yıl meydana gelen ve kayıtlara intihar olarak geçen Elif Özkan'ın ölümüyle ilgili tartışmalar ve iddialar tazeliğini koruyor. Genç kadının ailesi, olayın bir intihar olmadığını, ortada bir cinayet şüphesi bulunduğunu ileri sürerek adli makamların dosyayı yeniden incelemesini talep ediyor. Olay gününe ve sonrasına ait adli tıp verileri ile iddialar arasındaki tutarsızlıkları öne süren acılı aile, adaletin yerini bulması için hukuk mücadelesini sürdürüyor.
AİLENİN ÖNE SÜRDÜĞÜ ÇELİŞKİLER VE ŞÜPHELİ DURUMLAR
Kastamonu Hanönü'nde eşinin ailesiyle aynı binada yaşayan Elif Özkan, 15 Temmuz 2025'te iddiaya göre kayınpederi ve görümcesi ile yaklaşık 10 yıl önce bir akrabalarına sarılırken görülmesiyle ilgili kavga etti. Üst katta eşi N.Ö. ile dışarı çıkmaya hazırlanan Elif Özkan bunları duyarak çatı katında yaşamına son verdi. Bu iddialara inanmayan Elif Özkan'ın ailesi, olayın intihar değil cinayet olduğunu savunarak, dosyada çok sayıda çelişki bulunduğunu söyledi. Elif Özkan'ın ağabeyi Orhan Karadağ; söz konusu 'namus' iddiasının yıllarca gündeme gelmediğini, Elif'in eşinin dahi olay gününe kadar böyle bir şeyden haberdar olmadığını ve hiçbir kanıt olmadığını belirtti. Karadağ, kardeşinin yaşamına son verdiği iddia edilen iple, boğazındaki ip izlerinin birbiriyle örtüşmediğini vurguladı.
TEMMUZ SICAĞINDAKİ KAZAK VE YOK EDİLEN DELİL İDDİALARI
Olayda Özkan'ın kayınpederi, kayınvalidesi ve eşinin birlikte hareket ettiğine inandığını belirten ağabey Karadağ, "Eşiyle dışarı çıkmaya hazırlanıyordu. Evden çıkacak insan neden birkaç dakika sonra kendini assın? Kardeşim hiçbir zaman intihar edecek biri değildi." şeklinde konuştu. Elif Özkan'ın Temmuz sıcağında kazak giymesi de ailede ciddi bir şüpheye yol açtı. Elif'in ablası Fatma Çapar, havanın sıcak olmasının yanı sıra kardeşinin hiçbir zaman bu tarz kıyafetler giymediğini, üzerindeki kıyafetlerin değiştirilmiş olabileceğini söyledi. N.Ö'nün ailesinin otopsinin ardından kıyafetleri teslim alıp yakması da şüpheleri derinleştirdi. Savcılığın takipsizlik kararına itiraz ettiklerini ancak sonuç alamadıklarını belirten aile, dosyanın yeniden açılmasını ve olayın tüm yönleriyle araştırılmasını talep etti.