Dünya genelinde zaman zaman görülen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen hantavirüs, son dönemde sağlık gündeminin üst sıralarına tırmandı. Özellikle kemirgenler aracılığıyla yayılan bu hastalıkla ilgili vatandaşların merak ettiği tıbbi detaylar uzmanların uyarılarıyla yeniden önem kazandı.
HANTAVİRÜS NEDİR VE NASIL BULAŞIR?
Hantavirüs, özellikle fare ve sıçan gibi kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyası yoluyla insanlara geçen ciddi bir viral enfeksiyondur. Virüsün en yaygın bulaşma yolu, kemirgen atıklarının bulunduğu alanlarda havaya karışan partiküllerin solunmasıdır. Bunun yanı sıra enfekte kemirgenlerin ısırması, kirli yüzeylere temas sonrası ellerin ağıza veya buruna götürülmesi ve nadiren virüslü gıdaların tüketilmesi de risk oluşturmaktadır. İnsandan insana bulaşma konusunda uzmanlar, hantavirüs türlerinin büyük çoğunluğunun insandan insana geçmediğini belirtmektedir. Ancak Güney Amerika’da görülen "Andes virüsü" gibi çok nadir türlerde sınırlı bir bulaşma riski saptanmış olsa da, genel olarak toplumda insandan insana geçiş beklenen bir durum değildir.
HANTAVİRÜS BELİRTİLERİ VE TEDAVİ SÜRECİ
Virüse maruz kaldıktan sonra belirtilerin ortaya çıkması genellikle bir ila sekiz hafta sürmektedir. İlk aşamada yüksek ateş, titreme, baş ağrısı, baş dönmesi ve mide bulantısının yanı sıra özellikle kalça, sırt ve omuz bölgelerinde şiddetli kas ağrıları görülmektedir. İleri aşamalarda ise akciğerlerde sıvı birikmesi ve şiddetli nefes darlığı gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilmektedir. Şu an için hantavirüs enfeksiyonuna özel spesifik bir ilaç, antiviral tedavi veya yaygın olarak kullanılan bir aşı bulunmamaktadır. Tedavi süreci genellikle semptomları yönetmeye yöneliktir ve durumu ağırlaşan hastaların yoğun bakım ünitelerinde destekleyici tedavi görmesi gerekmektedir. Hastalık ne kadar erken fark edilirse, destekleyici tedavilerin başarı oranı o kadar artmaktadır.
KORUNMA YOLLARI VE ÖNLEMLER
Virüsten korunmanın en etkili yolu kemirgenlerle olan teması tamamen kesmektir. Yaşam alanlarındaki fare deliklerinin kapatılması ve temizlik kurallarına dikkat edilmesi kritik önem taşımaktadır. Özellikle kemirgen atıklarının olduğu yerleri temizlerken partiküllerin havaya karışmaması için bu alanlar süpürülmemeli, çamaşır suyu karışımlı suyla ıslatılarak temizlenmelidir. Kırsal alanlarda, kiler veya depo gibi yerlerde çalışırken maske ve eldiven kullanılması virüse maruz kalma riskini önemli ölçüde azaltmaktadır.
Haber Merkezi