Kurtuluş Savaşı’nın ilk stratejik adımlarının atıldığı ve bağımsızlık meşalesinin Anadolu topraklarına yayıldığı tarihi mekanlar, askeri ve siyasi kararların alındığı birer karargah olmanın ötesinde, dönemin en kritik diplomatik ve lojistik hamlelerinin yönetildiği stratejik merkezler olarak da tarihe geçiyor. İşgale karşı topyekun direnişin organize edilmesinde, cepheler ve şehirler arası bağın koparılmaması adına güvenli iletişim kanallarının tespiti, kurtuluş mücadelesinin seyrini değiştiren en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yabancı güçlerin kontrolünden uzak, milli iradenin özgürce yansıtılabildiği bu muhabere noktaları, bağımsızlığa giden yolun kurumsal altyapısını oluşturarak bugün de aynı heyecanla geleceğe aktarılıyor.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'un Havza ilçesinde 107 yıl önce karargah olarak kullandığı Atatürk Evi Müzesi, Milli Mücadele'nin karar ve haberleşme hafızasını bugüne taşıyor.
ATATÜRK'ÜN HAVZA'DA
18 GÜN KALMASININ EN ÖNEMLİ NEDENİ

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, Havza'nın küçük bir yerleşim yeri olmasına rağmen coğrafi konumu ve stratejik haberleşme imkanları sayesinde ön plana çıktığını ifade etti.
Atatürk'ün Havza tercihinin arkasındaki tarihi gerçeğe değinen Prof. Dr. Çağlayan, süreci şu sözlerle aktardı:
"Havza'daki telgraf istasyonu serbesttir. Telgraf istasyonunun serbest olmasındaki kastımız, İngiliz denetimi yoktur. Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun gibi bir şehirde 6 gün kalırken küçük bir yerleşim birimi olan Havza'da 18 gün kalmasının en önemli nedeni, telgraf makinesinin serbest olmasıdır. Telgraf makinesi o dönemin en modern haberleşme cihazıdır. Dolayısıyla telgraf hatları üzerine bir teşkilat kurma yoluna gitmiştir."
Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın ilçede geçirdiği 18 günlük sürenin çok büyük bir bölümünü telgraf mekanizmasının başında harcadığını belirten Çağlayan, "Mustafa Kemal Paşa, 18 günün çok büyük kısmını telgraf makinesi başında geçirmiştir. Onun için şunu diyebiliriz, ilk teşkilat telgraf hatları üzerinden Havza'da kurulmuştur" dedi.
"BURASI ASLINDA BİR HABERLEŞME ÜSSÜDÜR"

Tarihi binanın geçmişi ve günümüzdeki turizm potansiyeli hakkında bilgi veren müze görevlisi Rukiye Bulut ise yapının 1922 yılında kamulaştırılarak uzun süre belediye hizmet binası olarak değerlendirildiğini aktardı. Süreç içerisinde Atatürk’ün çalışma odasının "Gazi odası" ismiyle ziyarete açık tutulduğunu belirten Bulut, 1994 yılı itibarıyla binanın tamamen müze formuna kavuşturulduğunu ifade etti.
Müzenin fiziki yapısı ve ziyaretçi istatistiklerini paylaşan Bulut, konuşmasında şu detaylara yer verdi:
"Birinci katta Paşa'nın çalışma odası, yatak odası ve Kurtuluş Yolu odası bulunmaktadır. Üst katta ise etnografya salonları vardır. Pazartesi günleri hariç müzemiz 08.00-17.00 saatleri arasında her gün ziyarete açıktır ve yılda 40 binin üzerinde ziyaretçimiz bulunmaktadır. Burası aslında bir haberleşme üssüdür. Çünkü genelgenin bildirildiği maniple cihazı da burada sergilenmektedir. Bu maniple cihazıyla 56 haberleşme yapılmıştır."
Anadolu Ajansı