Mahkeme kararı ile CHP Genel Başkanlığı görevine geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, parti içi tartışmalara ve kurultay sürecine ilişkin, "Tedbir kararı kalktığında kurultay yapılacak, genel başkanı kurultay seçer" ifadelerini kullandı.
Mahkeme kararı sonrası yeniden CHP Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'daki evinin bahçesinde gazetecilerle bayramlaşarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, CHP'de yeniden kurultay yapılacağını belirtirken, tüm sürecin hukuk çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Özgür Özel ile henüz görüşmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, iki isim arasında bayramlaşmanın da olabileceğini belirterek "Biz düşman değiliz" dedi.
"TEDBİR KARARI KALKTIKTAN SONRA KURULTAY YAPILIR"
Kurultay sürecine ilişkin yasal zemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Kurultay yapacağız, kurultaysız bir parti olur mu? Bunun için yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır. Kuşkusuz bu hukukçuların alanında. Hukukçu arkadaşlarla bir araya geleceğiz, en kısa sürede kurultayı nasıl yaparız diye konuşacağız. Genel başkanın nasıl seçileceği belli. Siz kurultayı devre dışı bırakamazsınız. Genel başkanları kurultaylar seçer. Bir parti yönetimi hukuk içinde ciddiyetle yapılır. Her şeyin yasal zeminde yapılması lazım. Grup başkanlarının seçilmesi, grup başkanvekillerinin seçilmesi, kurultayların yapılması, delegelerin seçilmesi, Parti Meclisi'nin seçilmesi, hepsinin hukuk zemininde yapılması lazım."
"ÖZGÜR ÖZEL'LE GÖRÜŞMEMİZ OLUR, BİZ DÜŞMAN DEĞİLİZ"
Siyasi isimlerle gerçekleştirdiği bayramlaşma temaslarına ve parti içi disiplin süreçlerine değinen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Sayın Bahçeli'yle her bayram bayramlaşıyorduk. Görüşmede bayramlaşmadan başka bir konuda konuşmadık. İyi niyetli mesajları oldu, bizim de iyi niyetli mesajlarımız oldu. Özgür Özel'le görüşmemiz olmadı ama olur niye olmasın, bayramlaşma da olur. Biz düşman değiliz ki aynı partide görev yapan iki kişiyiz. Ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı dönülemez noktalara taşımak doğru değil. Her öneriyi siyasetçilerin değerlendirmesi onların görevleri arasındadır. Önerilere bakılır, değerlendirilir. Katılırsınız veya katılmazsınız ama birlikte çalıştığınız arkadaşlarla birlikte oturur konuşursunuz, tartışırsınız. Bir partinin yönetimi hukuk içinde, ciddiyetle yapılır. Siz dedikodularla, birisinin talebiyle bir şey yapamazsınız. İhracın koşulları vardır. Bir kişiyi tutup 'Bunu beğenmedim, partiden ihraç edeyim' diye bir şey yok. Kurallara uymak zorundasınız. İhraç varsa açarsınız partinin tüzüğünde hangi gerekçelerle ihraç edilir, bakarsınız."
"GENEL MERKEZİN KAPISI MİLLETVEKİLLERİNE NASIL KAPATILIR?"
Parti genel merkezinde yaşanan sürece tepki gösteren Kılıçdaroğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Herkes yasalara uymak zorundadır, bu konuda bütün ayrıntıları halkla buluşmada anlatacağım. Hiçbir milletvekili genel merkeze gittiği zaman kapılar kapatılmaz. Niye böyle düşünmüyorsunuz? Bir CHP grubu, CHP Genel Merkezi'ne gittiği zaman, genel merkezin kapısı milletvekillerine nasıl kapatılır. Tarihinde CHP Genel Merkezi'nin kapısı kapatılmamıştır. CHP Genel Merkezi'nden dışarıya taş atılmamıştır. Bir partinin kapıları halka, milletvekillerine kapanamaz. Böyle bir şey yoktur. Bizim tarihimizde yoktur."
DNAN BEKER'E SERT TEPKİ
Adnan Beker'in otobüsünün, militanlarının orada ne işi var? Bunların çoğu partili değil. Taş atmak için mi, olay çıkarmak için mi, CHP'yi yaralamak için mi? Bunlara nasıl güveniyorlar, bunları nasıl partiye sokuyorlar? Ahlaki sorunlu olan bir kişinin CHP Genel Merkezi'nde ne işi var? "Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy vermedim" diyen bir kişinin orada ne işi var? Onların aklıyla giderseniz işte bu tablo ortaya çıkar.
Haber Merkezi
