Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin hesabında hafta tatillerinin düşülmeyeceğini kesin olarak belirledi. Karar, milyonlarca çalışan için emsal niteliği taşıyor ve işverenlere önemli uyarılar içeriyor. Hafta tatili ve yıllık izin birbirinin alternatifi değil, ayrı haklar olarak değerlendirilecek.
İŞÇİNİN TALEBİ VE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bir işçi, İş Mahkemesi’nde açtığı davada yıllarca çalıştığı şirkette izin hakkının kullandırılmadığını öne sürdü. İşveren ise işçinin istifa ettiği gerekçesiyle yıllık izin ödemesinin yapılmadığını savundu. Mahkeme, işçinin kâğıt üzerinde izinlerini kullandığını belirterek bakiye izin alacağını reddetti. Bu karar, çalışanların yıllık izin haklarının yanlış hesaplandığını gösterdi.
KANUN YARARINA TEMYİZ DEVREDE
Adalet Bakanlığı, mahkemenin hatasını tespit ederek dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Bakanlık, işçinin hizmet süresine göre toplam 28 gün yıllık izninin bulunduğunu ve hafta tatillerinin izin süresinden düşülemeyeceğini vurguladı. İlk derece mahkemesinin bu hatasını düzelten Yargıtay, hafta tatili ile yıllık iznin ayrı haklar olduğunu belirtti.
YARGITAY’IN VURGULADIĞI KURALLAR
Yargıtay kararında dikkat çeken noktalar şöyle:
- İş sözleşmesi sona ermiş olsa dahi kullanılmayan izinler ücret olarak ödenir.
- İspat yükü işverene aittir; izinlerin kullanıldığı belgelerle kanıtlanmalıdır.
- Hafta tatilleri ve resmi tatiller yıllık izin süresinden düşülemez.
Yargıtay, işçinin izin sırasında denk gelen 4 gün hafta tatilini yıllık izinden düşmeyerek ödenmesi gerektiğine hükmetti. Karar, yıllık izin hesaplamasında işverenler için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Çalışanların ruh ve beden sağlığını korumak amacıyla tanınmış bu hak, eksiksiz ve doğru şekilde uygulanmalı.
Tuğçe Gevşek

