Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağatay İnam Karahan danışmanlığında yürütülen bilimsel araştırma, çevre ve teknoloji kullanımının çocukların hayal dünyası ile görsel ifadeleri üzerindeki çarpıcı etkisini gözler önüne serdi.
Resim öğretmeni Betül Kılıç tarafından hazırlanan karşılaştırmalı tez çalışması, şehir merkezinde büyüyen ilkokul öğrencilerinin dijital odaklı ve içe kapanık, kırsal alandaki akranlarının ise doğayla iç içe ve sosyal kompozisyonlar çizdiğini ortaya koydu.
EKRAN SÜRESİ ARTTIKÇA ÇOCUKLARIN DÜNYASI KAPANIYOR
‘Teknoloji Kullanımının İlkokul Öğrencilerinin Çizimlerine Yansıması: Köy ve Şehir Okullarının Karşılaştırmalı İncelemesi’ başlıklı tez araştırmasında, 6-9 yaş grubundan 15'i kırsal, 15'i kent merkezinde eğitim gören toplam 30 öğrencinin günlük yaşamlarını yansıtan 90 serbest resim çalışması içerik analizi yöntemiyle incelendi.
Çocukların çizimlerindeki psikolojik ve sosyolojik yansımaları değerlendiren Prof. Dr. Çağatay İnam Karahan, "Bu çalışma bize şunu da gösterdi; çocukları anlamak istiyorsak onların resimlerine ve çizimlerine bakmamız gerekiyor. Ekran süresi arttıkça çocukların dünyasının biraz daha kapalı hale geldiğini fark ettik. Çocuklar kendilerini daha içe dönük ve daha kapalı mekanlarda resmetmeye başlıyorlar. Aslında çocuklar ne yaşıyorsa onu çiziyorlar. Şehirde teknoloji varsa teknoloji çiziyorlar, köyde doğa varsa resimlerine doğal olarak doğa yansıyor" dedi.
ŞEHİRDEKİ ÇOCUKLARIN RESİMLERİ DAHA NEŞESİZ VE DURGUN
Çocuklara herhangi bir konu sınırlaması getirilmeden yapılan serbest çizimlerin analiz sonuçlarını paylaşan Prof. Dr. Karahan, kentsel alandaki çocukların dijital bağımlılık sarmalını resimlerine yansıttığını dile getirdi. Sonuçların kendilerini çok şaşırtmadığını ifade eden Karahan, şöyle devam etti:
"Şehirdeki çocukların daha çok telefon, tablet ve oyun karakterleri çizdiğini gördük. Genellikle kapalı alanlarda bulunuyorlar ve daha çok tek başlarına yapılan aktiviteleri resmediyorlar. Daha bireysel bir yapı dikkat çekiyor. Renk seçimlerinde daha soluk tonlar kullandıkları, resimlerin daha neşesiz ve daha durgun kompozisyonlara sahip olduğu görüldü."
KIRSALDA YAŞAYAN ÇOCUK DAHA RENKLİ BİR HAYAT RESMEDİYOR
Köy okullarında eğitim gören ilkokul öğrencilerinin ise akranlarına kıyasla çok daha dışa dönük, canlı ve sosyal içerikli tasarımlar ürettiğini kaydeden Prof. Dr. Karahan, kırsaldaki çocukların görsel dünyasını şu sözlerle özetledi:
"Kırsal alandaki çocuklar ise doğayı, hayvanları ve arkadaşlarıyla birlikte oynadıkları oyunları resmetmişler. Açık alanlarda, birlikte yaptıkları aktiviteleri çizmişler. Daha sosyal ve teknolojinin daha az yer aldığı resimler ortaya çıkmış. Resimlerde yeşil tonlarının, kırsal görüntülerin ve sıcak renklerin daha hakim olduğu, daha neşeli kompozisyonların bulunduğu görüldü. Aslında çocukların yaşadığı çevre ve teknolojiyle kurdukları ilişki onların hayal dünyalarını etkiliyor ve bu durum resimlerine de yansıyor. Dünyaları değiştikçe hayalleri ve resimleri de değişiyor."
Teknolojiye bütünüyle olumsuz yaklaşmadıklarını ancak hayal gücünün gerçek yaşamdan beslenmesi gerektiğini savunan Karahan, ebeveynlerin çocukların teknolojiyle olan ilişkisini daha dengeli hale getirmesi tavsiyesinde bulundu.
FİKİR BİR ÖĞRENCİNİN KÜÇÜCÜK ÇİZİMİYLE ORTAYA ÇIKTI
Projenin çıkış öyküsünü ve yaşadığı bilimsel heyecanı aktaran resim öğretmeni Betül Kılıç ise, bir ders esnasında gözlemlediği durumun kendisini bu araştırmaya sevk ettiğini belirtti. Kılıç, projenin doğuş hikayesini şu sözlerle paylaştı:

"Fikrin nasıl ortaya çıktığıyla ilgili aslında bir hikaye var. Her şey, bir resim dersinde öğrencilerimden birinin kocaman resim defterinin tam ortasına sadece minicik bir figür çizmesiyle başladı. O kadar büyük bir kağıt yerine kendisine çok küçük bir alan ayırmıştı. O an içimden, acaba hayal dünyası bir telefon ekranı kadar mı diye düşündüm. Merak edip ailesiyle görüştüğümde ise çocuğun ekran başında çok fazla vakit geçirdiğini doğruladılar. İşte o anda bunun tesadüf olup olmadığını araştırmak için böyle bir tez çalışmasına başlamayı planladım. Benim için çok keyifli bir süreçti, gerçekten çok eğlendim. Özellikle kır ve kentte yaşayan öğrencilerin bunu renklerine nasıl yansıttıklarını, alanları nasıl kullandıklarını, gerçek dünyayla dijital dünyayı nasıl ayırdıklarını araştırmak beni çok heyecanlandırdı."



Demirören Haber Ajansı


