Neler oluyor benim ülkeme? Düne kadar çağdaş dünya ülkesi olma hedefindeki Türkiye’de bırakın çağdaş ülkelerde olmasını, bir Ortadoğu ülkesinde bile olması büyük olaylara neden olabilecek olaylar yaşanıyor.
Son bir ayda ortaya çıkan akıl almaz olaylar için açıldığı söylenen soruşturmaların sonuçlarının açıklanmaması, Devletimize olan saygı ve güveni ciddi boyutta sarsmaktadır.
Yaşanan skandal boyutundaki olaylar için açılan soruşturmaların sonuçlanmaması veya sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılmaması, ülkemizi artık dünyada saygı görülen bir ülke olmaktan da hızla uzaklaştırmaktadır.
- Önce anlaşılmaz bir şekilde bir şehidimizin cenazesini aramak için bir mağaraya sokulan 19 Mehmetçiğimizden 12’ si şehit olurken, hastaneye kaldırılan diğer 7 Mehmetçiğimizin durumu nedir? Bilen var mı?
- Acemi birliğinde eğitim alan yedi askerimiz aşırı sıvı kaybı nedeniyle hastaneye kaldırılıyor. İkisinin aşırı sıvı kaybı sonucu çoklu organ yetmezliği nedeniyle şehit olduğu açıklanıyor. Meteorolojinin aşırı sıcakların yaşanacağı ve öğle saatlerinde güneşte kalınmaması için uyarılar yaptığı günlerde, bu çocuklarımız hangi ihmal veya hangi yanlış uygulama sonucu aşırı sıcakta susuz kalarak şehit olmuştur? Hastanede tedavi gören diğer beş Mehmetçiğin durumu nedir biliyor muyuz?
- Başta zeytinlikler olmak üzere tarım alanları ile ormanların maden aramalarına açacak “İKLİM YASASI’NIN”, Kamuoyunun ısrarla karşı çıkmasına ve tüm muhalefet milletvekillerinin ret oyu kullanmasına rağmen, TBMM’de İktidar ortaklarının oyları ile kabul edilmesinin hemen ardından, ülkemizin her tarafında orman yangınlarının çıkmasını nasıl rastlantı olarak görebiliriz? Her yıl çıkan orman yangınları sonrası, bu yangınlarla mücadele edebilmek için gündeme gelen gece görüşlü yangın uçak ve helikopter filomuzun güçlendirilmesi çağrıları, neden yerine getirilmemektedir?
- Yanan ormanlarımızın bulunduğu Bursa valisinin yangınlar öncesi bu ormanlık alanda yapılacak maden aramaları için “ÇET RAPORUNA GEREK YOKTUR.” Belgesi vermiş olmasının yarattığı kuşkulu durum sorgulanmayacak mıdır?
- Bu yıl yapılan LGS Sınav sonuçları açıklandığında 719 öğrencinin tam puan aldığının açıklanması ve bu öğrencilerin çoğunun iktidarın desteklediği okullardan çıkmış olması ile soruların önceden bazı okullara dağıtıldığı iddiaları sorgulanabildi mi? Milli Eğitim Bakanı’nın geniş kapsamlı soruşturma bir yaptırmak yerine sınav sonuçlarının onaylandığını açıkladığı ortamda, öğrencilerin ve velilerin haklarını kim savunacaktır?
- Son bir ayda ortaya çıkan akıl almaz olayların soruşturmalarının sonuçları açıklanmadan, bu kez de sahte fakülte diplomaları ile meslek sahibi olanlar ve sahte belgelerle çok sayıda akademisyen unvanı alanlar olduğu ortaya çıktı.
- Eski AKP Milletvekili Mustafa Şentop’un mütevelli heyeti üyesi olduğu Kuzey Makedonya’da kurulmuş olan Uluslararası Balkan Üniversitesinden AKP Milletvekillerinin çocuklarına devam dahi etmeden diploma ve akademisyen belgesi verildiği iddialarının üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen, sorgulandı mı?
- İşin artık sahte diploma boyutlarını aşarak, devlete ait dijital belgelerin üretilmesi ile e-devlet uygulamalarına kadar uzanmış olması, devlete olan güveni de sarsacak düzeye gelmiştir.
- Sahte ehliyet, yabancılara sahte T.C Kimlik Belgesi verilmesi yanında, sahte evraklar ile tapu dairelerinde işlem yapılması ve üretilen sahte “e-imzalar” ile çok büyük boyutlara ulaşan dolandırıcılıkların gündeme gelmesi, ülkemiz adına korkutucu bir gelişmedir.
- İktidar yanlısı gazeteci Abdurrahman Dilipak bile köşe yazısında TBMM’ de de çok sayıda sahte diploma ve akademik unvan almış milletvekili olduğunu yazıyorsa, durum sanıldığından da feci demektir.
- Bu olayların en büyük nedeni, Türkiye’nin Başkanlık Sistemi olarak tanımlanan ama uygulamada “Tek Adam” rejimine geçmesiyle, her alanda büyük bir denetimsizlik sorununun yaşanıyor olmasıdır.
- Sömürgeler tarihine bakıldığında, böylesine denetimsiz ve yanlışa kimsenin yanlış diyemediği bu derece başıbozuk bir yönetim anlayışının, ancak sömürgeler döneminde yaşanabileceği görülecektir.
- Ülkemizin bu akıl almaz rezaletlerden kurtulması için bir an önce erken seçime giderek, demokrasilerin olmazsa olmazı “Yasama, yürütme ve Yargı “ Kuralının yeniden uygulanacağı parlamenter sisteme geçmesi şarttır.
- Ne var ki bu konuda da en büyük endişemin, ülkemizi sarmalamış olan sahtecilik, yolsuzluk ve denetimsizlik ortamında sandık güveninin nasıl sağlanacağı konusu olduğunu söylemeliyim.
SONUÇ;
Özet olarak söylemek gerekirse, ülkemiz her açıdan Cumhuriyet Döneminde görülmemiş son derece sıkıntılı günlerden geçmektedir.
Buna rağmen ülkemizin bir Arap veya Ortadoğu ülkesi olmadığına inandığım için bir şekilde bu karmaşa ortamından sıyrılarak demokrasinin tüm kurallarıyla uygulandığı günlere ulaşacağına inanıyorum.
Açılmış soruşturmaların tamamlanarak sonuçlarının kamuoyu ile paylaşıldığı aydınlık günler diliyorum.