Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) "mutlak butlan" kararının ardından baş gösteren liderlik ve yetki karmaşası derinleşirken, parti tabanından hukuki süreci netleştirmeye yönelik sürpriz bir hamle geldi. Samsunlu CHP üyesi Sefa Aşar, Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) resmi bir dilekçe ile başvuruda bulunarak, mevcut hukuki koşullarda olağan veya olağanüstü kurultay sürecinin nasıl işletileceğini sordu.
4982 SAYILI YASA KAPSAMINDA 3 KRİTİK SORU
Sefa Aşar, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında YSK'ya sunduğu dilekçesinde, partinin geleceğini ve kurultay takvimini doğrudan etkileyecek 3 kritik sorunun yanıtlanmasını talep etti:
Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin verdiği mutlak butlan kararı henüz Yargıtay’da kesinleşmemişken, tedbiren göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu ve 37. Dönem Parti Meclisi’nin (PM) olağan veya olağanüstü kurultay kararı alma yetkisi hukuken var mıdır?
CHP Tüzüğü uyarınca; kurultay üye tam sayısının salt çoğunluğuna ulaşan sayıda kurultay delegesinin noter onaylı imzasıyla "güvenoyu ve seçim" maddeli seçimli olağanüstü kurultay talebinde bulunması halinde, Yargıtay kararı kesinleşmeden bu kurultayın toplanması hukuken mümkün müdür?
İlçe seçim kurulları, Yargıtay’ın nihai kararı ortaya çıkmadan ve kesinleşme şerhi aranmadan, bu geçici tedbir döneminde herhangi bir kurultay veya seçim takvimi başvurusunu onaylayıp resmi olarak işletebilir mi?
YSK’NIN 15 İŞ GÜNÜ İÇİNDE YANIT VERMESİ BEKLENİYOR
Parti içi hak ve yetki krizinin derinleşmesini önlemek adına bu adımı attığını belirten Samsunlu CHP'li Sefa Aşar, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'na göre Yüksek Seçim Kurulu'nun yasal olarak en geç 15 iş günü içinde kendisine yazılı ve resmi bir cevap vermekle yükümlü olduğunu ifade etti.
Aziz Yener Cabbar