ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden diplomatik süreç hakkında yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme geldi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Trump, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmayı sert sözlerle eleştirirken, kendi döneminde yapılabilecek olası bir anlaşmanın tamamen farklı olacağını savundu.
TRUMP’TAN OBAMA DÖNEMİNE SERT ELEŞTİRİ
Trump, Obama döneminde imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nı (JCPOA) “felaket” ve “başarısız” olarak nitelendirdi. Söz konusu anlaşmanın İran’a nükleer silah geliştirme yolunu açtığını öne süren Trump, kendi yaklaşımının bunun tam tersi olacağını ifade etti. ABD Başkanı, “İran ile anlaşma ya harika ve anlamlı olacak ya da anlaşma olmayacak” ifadelerini kullandı. Washington'ın bu sert tutumu, yeni protokol taslağında askeri ve teknik denetimlerin çok daha sıkı tutulacağına dair bir sinyal olarak yorumlanıyor.
CUMHURİYETÇİ İSİMLERİ DE HEDEF ALDI
Trump açıklamasında yalnızca Demokratları değil, kendisini eleştiren bazı Cumhuriyetçi siyasetçileri de hedef aldı. İran ile yürütülen müzakereler hakkında kamuoyunda yapılan değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını savunan Trump, bazı isimlerin süreci anlamadığını ileri sürdü. Trump, Cumhuriyetçi Senatörler Thom Tillis ve Bill Cassidy ile Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie gibi isimleri eleştirerek, bu kişilerin “yolunu kaybettiğini” iddia etti. Kendi parti içi muhalefetine de dış politika üzerinden gözdağı veren Trump, süreç yönetiminde tek yetkilinin Beyaz Saray olduğunu hatırlattı.
KÜRESEL GÜNDEMİN MERKEZİNDE SEÇİM SÜRECİ ETKİSİ
Washington ile Tahran arasında devam eden diplomatik temaslar, küresel piyasalar ve enerji sektörü tarafından yakından izleniyor. Özellikle Orta Doğu’daki gerilimin azalmasına yönelik olası bir anlaşmanın petrol fiyatları ve jeopolitik dengeler üzerinde önemli etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, tarafların zaman zaman olumlu mesajlar vermesine rağmen müzakere sürecinin hâlâ kırılgan olduğunu ve karşılıklı güven sorunlarının devam ettiğini belirtiyor.
Trump’ın İran konusunda yaptığı sert açıklamalar, yaklaşan seçim sürecinde dış politika başlığının yeniden öne çıkabileceğine işaret ediyor. ABD’de Cumhuriyetçi tabanın önemli bölümünün İran’a karşı daha sert bir politika izlenmesini desteklediği biliniyor. Siyasi analistler, bu çıkışların iç seçmen konsolidasyonunu sağlamak adına stratejik bir zamanlamayla yapıldığı görüşünde birleşiyor.
Haber Merkezi
