Türkiye'de bir ilk: Güneş ve rüzgar elektrikte kömürü geride bıraktı!
Paylaş

Türkiye'de bir ilk: Güneş ve rüzgar elektrikte kömürü geride bıraktı!

Ekleme: 20.05.2026 13:20 Güncelleme: 31.05.2026 21:29

Türkiye'de Nisan ayında güneş ve rüzgar enerjisinin elektrik üretimindeki toplam payı yüzde 22,8'e yükselerek, kömür santrallerini tarihte ilk kez geride bıraktı.

Küresel iklim politikaları ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda enerji altyapılarını dönüştüren ülkeler, yerli ve yenilenebilir kaynaklara yaptıkları yatırımların stratejik sonuçlarını almaya devam ediyor.

Türkiye'nin enerji arz güvenliğini sağlamak, ithalat bağımlılığını azaltmak ve karbon salınımını asgari düzeye indirmek amacıyla rüzgar, güneş ve hidroelektrik potansiyeline yönelik attığı kararlı adımlar, üretim istatistiklerinde tarihi rekorların kırılmasını sağlıyor.

İKİ KAYNAĞIN TOPLAM PAYI YÜZDE 22,8'E YÜKSELDİ

Türkiye’de elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payı artmaya devam ederken, nisan ayında güneş ve rüzgar enerjisinden elde edilen elektrik üretimi ilk kez kömür santrallerini geride bıraktı. Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) verilerinden derlenen bilgilere göre, nisanda rüzgar enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 9,7, güneş enerjisinin payı ise yüzde 13,1 oldu.

Böylece iki kaynağın toplam payı yüzde 22,8’e yükselerek Türkiye tarihinde ilk kez kömür santrallerinin üretim payını aştı. Aynı dönemde kömürün elektrik üretimindeki payı yüzde 21 seviyesinde gerçekleşti. Yenilenebilir kaynakların toplam elektrik üretimindeki payı ise yüzde 71’e ulaşarak son yılların en yüksek seviyelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Veriler, fosil yakıtların üretimdeki ağırlığının azalırken yenilenebilir enerji kaynaklarının daha güçlü bir konuma geldiğini ortaya koydu.

HİDROELEKTRİK ÜRETİMİNDE DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ

Yağışların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi hidroelektrik üretimine de olumlu yansıdı. Hidroelektrik santrallerinin üretimi, son 8 yıl ortalamasının yüzde 27, geçen yılın aynı döneminin ise yüzde 60 üzerinde gerçekleşti. 2026’nın ilk dört ayında ana havza barajlarına ulaşan su miktarı da son 8 yılın en yüksek seviyesine çıktı.

Geçen yıl boyunca ana havza barajlarına gelen toplam suyun yüzde 95’inin bu yılın ilk dört ayında gerçekleşmesi dikkati çekti. Öte yandan nisanda doğal gaz ve ithal kömür kaynaklı üretimde düşüş yaşandı. Doğal gazın toplam üretimdeki payı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,7’ye gerilerken, ithal kömürün payı yüzde 8,6 oldu. Bu oran, ithal kömür için son 9 yılın en düşük aylık seviyesi olarak kaydedildi.

"RÜZGAR VE GÜNEŞTE YAKALANAN İVMENİN KORUNMASI GEREKİYOR"

Enerji düşünce kuruluşu Ember’de Enerji Analisti Çağlar Çeliköz, konuya ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’de yenilenebilir enerji üretiminin nisanda tarihi seviyelere ulaştığını belirtti. Çeliköz, "Bu gelişmenin arkasında, son beş yılda kurulu güçteki artışın yüzde 89'unu oluşturan rüzgar ve güneş enerjisinde yakalanan ivmenin yanı sıra mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışlar sayesinde son sekiz yılın ortalamasının yüzde 27 üzerinde gerçekleşen hidroelektrik üretimi de önemli bir rol oynamıştır." ifadelerini kullandı.

Hidroelektrik üretiminin iklim koşullarına bağlı olarak değişebildiğini belirten Çeliköz, bu nedenle gelecek dönemlerde üretim seviyelerinde dalgalanmalar yaşanabileceğine işaret etti. Çeliköz, yenilenebilir enerji dönüşümünün sürdürülebilir olması için rüzgar ve güneş yatırımlarının artırılması gerektiğini vurgulayarak, "Türkiye'nin, rüzgar ve güneş enerjisinde yakaladığı ivmeyi artırarak yenilenebilir elektrik üretiminde kaynak çeşitliliğini sağlaması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

 

Hande Öznur DURAN

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.