Dini gün ve ayların yaklaşmasıyla birlikte vatandaşların oruç ibadetine dair merak ettiği sorulara, hadis kaynakları ve ayetler ışığında yanıt verildi. Özellikle Üç Aylar’ın tamamını oruçlu geçirmek ve kaza oruçlarının süreci en çok merak edilen konular arasında yer alıyor.
ÜÇ AYLARDA ORUÇ VE SÜNNETE UYGUNLUK
Hadis kaynaklarına göre Hz. Peygamber (s.a.s.), Recep ve Şaban aylarında diğer aylara oranla daha fazla nafile oruç tutmuştur. Ancak bu iki ayı hiçbir gün ara vermeden, aralıksız olarak oruçlu geçirdiği bilinmemektedir. Bu kapsamda Ramazan ayı ile birlikte Recep ve Şaban aylarını bütünüyle oruçlu geçirmek dini açıdan sakıncalı değildir. Yine de sünnete uygun olan davranış, bu aylarda en azından birer gün de olsa oruca ara vermektir.
KAZA ORUÇLARI PEŞ PEŞE Mİ TUTULMALI?
Ramazan’da tutulamayan veya başlanıp bozulan oruçların kaza edilmesi Kur’an-ı Kerim’de "tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar" (Bakara, 2/184) hükmüyle sabitlenmiştir. Kaza oruçlarının aralıksız tutulmasıyla ilgili herhangi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
-
Oruç tutulması mekruh olan günler dışında her zaman tutulabilir.
-
İster peş peşe, ister farklı günlere bölünerek kaza edilebilir.
-
Maddi bir engel yoksa, bu oruçların bir an önce tutulması uygun görülmektedir.
BOZULAN NAFİLE ORUCUN HÜKMÜ
Ramazan dışında tutulan nafile oruçlara başlandığında, bu ibadetin tamamlanması esastır. Eğer başlanan bir nafile oruç bozulursa, diğer nafile ibadetlerde olduğu gibi kaza edilmesi gerekir. Kaza orucu tutan bir kişinin bu orucu bozması durumunda ise yine sadece kaza yapması yeterlidir; bu durum için kefaret gerekmemektedir.
Haber Merkezi