Ukrayna ile Rusya arasında devam eden savaş, artık tüm bölge barışını tehdit eder hale gelmiştir.
Ukrayna’ya ait Karadeniz kıyısında bir yarımada olan Kırım’ın 2014 mart ayında Rusya tarafından işgali ile başlayan Ukrayna Rusya arasındaki gerginlik, giderek bölgeyi tehdit eder hale gelmiştir.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Rusya'nın bölgedeki jeopolitik çıkarlarını, vatandaşlarını ve konuşlandırılmış askerlerini korumak amacıyla 24 Şubat 2022 tarihinde Rus parlamentosundan aldığı onay sonrası, Rusya Ukrayna'yı işgal etmeye başlamıştır.
Rusya’nın Ukrayna sınırları içerisindeki Donetsk ve Luhansk’ı ayrılıkçı Halk Cumhuriyetleri olarak tanıması ile savaşın boyutları değişmiş ve ABD’nin de Ukrayna’ya silah ve maddi destek vermesi ile ABD ile Rusya karşı karşıya gelmiştir.
Günümüzde dünyanın en büyük ve en acımasız sömürgeci devleti konumuna gelen ABD, zorda kalan Ukrayna’ya desteğini sürdürmek için tam anlamıyla ahlaksızca bir şart öne sürmüştür.
ABD, Ukrayna’yı korumak ve ona destek vermek için Ukrayna’nın sahip olduğu 500 milyar dolar değerindeki nadir toprak elementi olarak tanımladığı (Altın, gümüş, grafit, titanyum, doğal taşlar, bor, uranyum, toryum, petrol ve doğal gaz) çok zengin yer altı madenlerini istemektedir.
Rusya’nın işgal ettiği Ukrayna topraklarındaki çok değerli yer altı madenlerinin değerinin de 350 milyar dolar değerinde olduğu söylenmektedir.
Ukrayna, değerli yer altı madenleri dışında sahip olduğu verimli ovaları ile Avrupa’nın en büyük buğday üreticisi konumundadır.
Bütün dünyanın gözleri önünde sürdürülmekte olan savaş ve pazarlıklar, sıkıştırdıkları büyük bir avı paylaşma kavgası veren aslanla kaplanın kapışmasını andırmaktadır.
ABD bir yandan uygulamaya koyduğu BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) ile Ortadoğu ülkelerinde çıkardığı iç savaşlar sonrası kendi güdümünde oluşturduğu yönetimlerle Irak, Mısır, Suriye ve Libya’nın, başta petrol kaynakları olmak üzere tüm kaynaklarını kontrolüne almıştır.
Bir türlü doymak bilmeyen ve giderek daha acımasız bir sömürü politikası yürütmeye başlayan ABD, şimdi de İsrail’in geleceğini garantiye almak için İran üzerinde de yeni oyunlar kurgulamaktadır.
Tüm dünya ülkeleri başta kendi gelecekleri olmak üzere, bölgenin ateş çemberine dönmesini önlemek için bu savaşın yayılmadan önlenmesi için çaba harcamalıdır.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, ABD’ nin milli kaynaklarının yarısına el koymasını önlemek için Rusya ile anlaşmak zorunda kalmıştır.
Bu nedenle, son günlerde Zelenski-Putin görüşmesi yeniden gündeme gelmiştir. Ancak Putin’in, “Gel Rusya’da görüşelim” önerisine, Zelenski “Rusya’ya gelmem ama bir başka yerde görüşebiliriz” Diye bir açıklama yapmıştır.
Her ikisi de Karadeniz’e sınırı olan ülkelerdir. Karadeniz’e sınırı olan bir diğer büyük ülke ise, Türkiye’dir.
Bu köşeden ülkemizi yöneten Sayın Cumhurbaşkanı ile Dış İşleri Bakanı Sayın Hakan FİDAN’A bu bir çağrı yapıyorum; buluşma için devreye girerek PUTİN-ZELENSKİ buluşmasına Samsun’un ev sahipliğini yapmasını sağlayınız.
Sayın Valimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız ve başta Sayın Mehmet Muş olmak üzere tüm milletvekillerimizden de bu konuda sorumluluk almalarını ve ülkemizin kurtuluşunun ilk adımının atıldığı, güneşin doğduğu kent Samsun’un bu kez de dünya barışını sağlayacak kent olmasını sağlamaları için bir Samsunlu olarak çağrı yapıyorum.
Samsun, bu buluşmaya ev sahipliği yapmak için her türlü donanıma sahiptir ve böyle önemli bir barışa ev sahipliği yapmak Türkiye adına Samsun’a çok yakışacaktır.