Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin Atakum Marina'da yapacağı dönüşüm, gerçekten müthiş bir proje.
Hem görseliyle, hem de derinliğiyle.
Samsun, 'Kuzey'in Antalya'sı, Atakum'un Datça ve Bodrum gibi bir havası olur.
Ortak akılla planlanan yeni marinada 100 dönüm alan doldurulacak ve tamamı "halka açık" sosyal tesisler, yat limanı ve otel yapılacak.
"HALKA AÇIK" kısmı önemli.
Buraya kadar harika ve heyecanlandıran bir proje.
Yaklaşık 1,5 milyar TL'lik bir yatırım.
Şimdiki durumuyla denizin her geçen gün oksijensizlikten öldüğü bir yer Kurupelit Marina.
Hatta marina görünümlü 'yosun bataklığına dönen' ve kokusuyla çevreyi de rahatsız eden bir bölge.
Modern mühendislik çözümleri ile yeniden hayat bulacak ve 'Bu kent bunu fazlasıyla hak ediyor'.
Sosyal donatılarıyla Karadeniz'in yeni turizm simgesi olacağına da kesin gözle bakabiliriz.
Ancak endişelerimiz yok mu?.
Elbette var.
Vatandaş, 'bir yandan harika derken, diğer yandan ya orası gibi olursa, diye kendi kendine de, bize de soruyor.
Nereyi söylüyor olabilir?
Tabi ki Golf tesisleri.
Daha proje aşamasında;'400 dönümlük alanın çevresi tellerle çevrilir, halk bir daha giremez oraya, zenginlerin yeri olur diye defalarca yazmıştım.
Çok eleştirdik.
O dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, 'Halk için yapıyoruz, köylerden Ahmet, Mehmet gelecek golf öğrenecek, oynayacak, dedi.
Güya Samsun, Türkiye'nin örnek golf noktaları arasında yer alacaktı.
Uluslararası müsabakalar yapılacaktı.
Oysa hepsi, olsun bitsin kısmı içindi.
Tesis tamamlandı, tel örgüler çekildi, özel işletmeci iş başına geçti.
O köylü çocukları Ahmetler, Mehmetler gelmedi ama paranın patronlarının mekanı oldu Golf Tesisleri.
9 delikli golf sahası için o kadar alan kapatıldı, şimdi düğün davetlisi olarak girebildiğin yer haline geldi.
Yani seçkinlerin yeri oldu.
Hal böyle olunca Marina haberinin gazetemizde yayınlanmasının ardından, Samsunlular endişelerini paylaşmaya başladı.
Haklılar mı?
Sonuna kadar.
Çünkü örnekleri var!
SBB Başkanı Halit Doğan, belki de bu endişeleri bildiğinden proje ortak akılla ilerlesin diyerek STK ve basından da görüşler alıyor.
İyi de yapıyor.
Mesela ben şahsi fikrimi, Marina Projesi için gazetemizi ziyaret eden SBB Genel Sekreter Yardımcısı Ferhan Kodalak ve Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Ali Tulumen ile SBB Basın Müdürü Emre Gündem'e ilettim.
Oradaki tesislerin en az birini SBB'ni işletmesi gerektiğini ve böylece fiyat ve kalite dengesini korumalı dedim.
Çünkü sonra ne olur biliyor musunuz?
Fiyatları bilerek uçuk yaparlar, o yatları oraya çekenlere hizmet vermekten öteye gitmez kafeler.
Yani yine zenginlerin, seçkinlerin mekanı olur.
Herkes gelmesin diye de fiyatları bilerek uçururlar.
Bir kaç yıl önce 200 liralık Adana kebabını neden 400 liraya satıyorsun diye sorduğum bir işletmeci, 'Herkes gelmesin, ağırlıklı müşterim böyle istiyor' diye yanıt vermişti.
Vatandaş bu konuda çok endişeli.
Hatta geçtiğimiz günlerde Yelken Kulüp Yetkililerinin Başkan Halit Doğan'ı ziyaret ettiğini bile dile getirmişler.
Ben görmedim, bilmiyorum.
Yani vatandaş projeyi beğendi ama endişeleri var.
Aslına bakarsanız ben de aynı durumdayım.
Sahilimizi kimseye hediye edemeyiz!
Tel örgülerle çevrilmesine de izin vermememiz gerekir.
Sahilime ulaşamayacağım hiç bir proje de olur demem, sonuna kadar da vatandaşla birlikte mücadele ederim.
O nedenle bu proje başlamadan, tüm noktalar detaylar ortaya konulmalı ve Başkan Doğan'ın bu konuda açıklayıcı bilgiler vereceğini de umuyorum.
Mesela bir başka vatandaş yazmış.
Şimdi ki eski marinada amatör balıkçı tekneleri var.
Onlar nereye konulacak diye.
Bence de önemli bir soru.
Vatandaş, teknesini ne yapacak?
O lüks yatların yanına sokulmayacağı belli de nereye konuşlandırılacak?
Böyle bir planlama var mı?.
Yani bu proje Samsun'un vizyon projesi olacak bu belli.
Hem sosyal, hem turizm, hem de ticari açıdan Samsun'un
beklentilerine yanıt vereceği de aşikar.
Ama sadece belli bir kesimi değil, tüm vatandaşlarımızı memnun edecek şekilde tasarlanmalı noktası da önemli.
Marina, 50 metre uzunluğa kadar yatların yanaşabileceği bir yat limanı olacak ama garibanın 5 metrelik teknesi ne olacak önemli soru.
Ayrıca bölgede 60 odalı lüks bir otel, konferans salonu, restoranlar, alışveriş mağazaları, fitness center, tenis kortu ve yat kulübü gibi sosyal donatılar yer alırken;
Sahilin hiç bir şekilde vatandaşa kapatılmaması gerekiyor.
Sahiller halkın.
Otoparktı, otel alanıydı gibi gerekçelerle sahilden halkın uzaklaştırılması söz konusu olmayacaktır diye umuyorum.
Bu konularla ilgili Samsun'daki teknik adamların üyesi olduğu STK'lardan da halk bilgilendirmesi bekliyoruz.
Yani sonuç olarak;
Proje harika.
Karadeniz’in en kapsamlı yat turizmi projelerinden biri.
Amaç; Samsun’un denizle olan bağını güçlendirmek ise proje kente çok katkı verecektir.
Hem yerel halk hem de yerli ve yabancı turistler için yat turizmi ile kıyı yaşamının iç içe geçtiği entegre bir yaşam alanı olacağını tahmin ediyorum.
Çünkü Başkan Doğan bu konuda 'Samsun'un fikrini önemsemesi, ortak akıl oluşturma çabaları' ile farkındalık oluşturuyor.
Göreve gelmesinin ardından bugüne kadar sosyal tesisleri halka açmasıyla da bunun örneklerini gösterdi.
Vatandaş endişelerinde haklı mı?
Geçmiş yönetimlere bakınca, çok yanıltıldılar.
O nedenle baştan endişelerini ortaya koymayı tercih ediyorlar.
Bence de doğru yapıyorlar.
Biz de yapılacak marinanın her aşamasının halkımız adına takipçisi olacağız elbette.
Başkan Halit Doğan'ın vatandaş taleplerinin dikkate alacağını düşünüyorum açıkçası.
Zaten amaç vatandaş memnuniyeti.
Vatandaşın değil de sadece belli bir kesimin, yani zenginlerin memnuniyetini düşünmek 'hizmet değil rant olur zaten'.
O nedenle bu müthiş projenin;
Samsun'a yakışır, bu kentin halkına yeni sosyal alanlar oluşturacak şekilde planlanacağını umuyorum.
Gerçekten büyüleyici.
Bu kente vizyon katabilecek bir görselliğe sahip.
Çok da sükseli..
Kolaylıklar diliyorum..
Tebrikler, kutluyorum.