YÖK Genel Sekreteri Aksoy'dan OMÜ'de Gençlere İdeoloji Uyarısı
Paylaş

YÖK Genel Sekreteri Aksoy'dan OMÜ'de Gençlere İdeoloji Uyarısı

Ekleme: 08.05.2026 17:42 Güncelleme: 31.05.2026 00:15

YÖK Genel Sekreteri Batıkan Aksoy, OMÜ'de katıldığı programda ODTÜ'de yaşanan olaylara değinerek gençlere "İdeolojiler gözünüzü kör etmesin" uyarısında bulundu.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, gençlerin entelektüel birikimlerine katkı sunmak ve küresel sistemlerin geleceğini tartışmak amacıyla akademik düzeyi yüksek anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Devletin zirvesinden ve üniversite yönetiminden önemli isimlerin katıldığı organizasyonda, toplumsal birliktelik ve gençliğin geleceğine dair vizyoner mesajlar verildi.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Samsun İl Temsilciliği iş birliğinde, gençlerin akademik gelişimini desteklemek amacıyla "Küresel İktidar" konulu "İhtisas Akademi Programı" düzenlendi. OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa YÖK Genel Sekreteri Batıkan Aksoy, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, TÜGVA Genel Merkez Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Karagüzel, öğretim üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katılım gösterdi.

KENDİ KÖKLERİNE SARILAMAYAN TOPLUMLAR SAVRULUR

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, küreselleşme çağında kültürel diplomasinin ve yumuşak gücün önemine dikkat çekti. Kültürel iktidarın bir medeniyetin kendi hikayesini kurabilme kaygısı olduğunu belirten Rektör Aydın, şu ifadeleri kullandı:

"Yaşadığımız çağda yalnızca ekonomik ve siyasi dengeler değil; toplumların düşünme biçimleri, değer dünyaları ve medeniyet tasavvurları da büyük bir dönüşüm geçirmektedir. Küreselleşmenin etkisiyle kültür, artık milletlerin kimliğini koruyan bir unsur olmanın ötesinde yön veren, şekillendiren ve etki alanı oluşturan stratejik bir güç haline gelmiştir. Bu dönüşüm, kültürel diplomasiyi uluslararası ilişkilerin merkezine taşımış, askeri ve ekonomik gücün yanında dili, sanatı, medyası, eğitimi ve fikir üretme kapasitesiyle öne çıkan toplumları belirleyici konuma yükseltmiştir. Diplomatik alanda yumuşak güç üzerinden elde edilen kazanımlar, devletleri bu konuda daha kapsayıcı yaklaşımlar üretmeye sevk etmektedir. Ülkelerin sahip oldukları kültürel zenginliğin günümüzdeki iz düşümleri, dış politikanın koordinatlarını belirlemek suretiyle yumuşak gücün önünü açmaktadır. Miras aldıkları kültürel bakiyeye sırt çeviren ülkelerin geleceğin dünyasında kendilerine anlamlı bir yer bulmaları günden güne zorlaşmaktadır. Buradan bakıldığında kültürel iktidar meselesi, bir medeniyetin kendi hikayesini kurabilme ve insanlığa kendi değerleri üzerinden söz söyleyebilme kaygısıdır. Kendi köklerine sarılamayan toplumların başka kültürlerin etkisi altında savrulması kaçınılmazdır. Dünyanın gördüğü en geniş sınırlara ulaşan Moğol İmparatorluğunun daralma macerası bu konuda tarihin ibret dersleri arasında yerini almıştır. Bu bakımdan kültürel iktidar, geçmişle gelecek arasında güçlü bir bağ kurabilen, kendi medeniyet birikimini çağın imkanlarıyla yeniden yorumlayabilen toplumların inşa edebildiği bir ufuktur"

ASKERLERE DEĞİL, ÖĞRENCİLERE BRİFİNG VEREN YÖK VAR

Öğrencilerin sorularını yanıtlayan YÖK Genel Sekreteri Batıkan Aksoy, Yükseköğretim Kurulu'nun değişen vizyonuna ve kurumsal dönüşümüne vurgu yaptı. Eski Türkiye bürokrasisinin geride kaldığını belirten Aksoy, şöyle konuştu:

"Sizin gibi düşünüyor ve dertlerinize merhem olmaya çalışıyorum. Artık eski Türkiye'ye dönüş yok. Bunu bir siyasi söylem olarak söylemiyorum. Zaten siyasetçi değilim, siyaset de yapmıyorum ama eski Türkiye'nin kapıları kapandı. Artık düzen ne olursa olsun, konjonktür ne olursa olsun eski Türkiye'ye dönmek isteyenler karşılarında sadece bir duvar bulacaklar. Dolayısıyla YÖK’ün vizyonu artık askerlere brifing veren değil, gelip gençlere brifing veren, gençlerin düşüncelerini dinleyen, arzularını dinleyen YÖK var. Bundan sonra da böyle olacak inşallah"

ATATÜRK’ÜN ADINI KULLANARAK ENSELERDE BOZA PİŞİRENLERİ FİZAN’A KOVALARDI

Cumhuriyetin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonunun doğru anlaşılması gerektiğini söyleyen Aksoy, Atatürk döneminin şartları ile günümüzü kıyaslayarak şu değerlendirmede bulundu:

"Mustafa Kemal Atatürk hayatı cephelerde geçmiş, Türkiye'nin kurucu lideri olmuş ve ömrünü cephelerde harcayarak yeni bir Cumhuriyet'in kurulmasına kendisini vakfetmiş tarihi bir şahsiyet. Dolayısıyla ben inanıyorum ki Mustafa Kemal Atatürk'ü değerlendirirken çağdaşlarıyla birlikte değerlendirmek lazım. Atatürk yaşıyorken çağdaşlarından biri Mussolini’ydi, biri de Hitler’di. Mustafa Kemal, vizyoner bir lider. Emin ol bu özgürlükçü çağda yaşamış olsaydı, 21’inci yüzyılda yaşamış olsaydı, bugün o Mustafa Kemal'in adını kullanarak sonuna ‘izm’, ‘cilik, cülük’ ekleyerek insanların tabiri caizse enselerinde boza pişirenlerin hepsini buradan Fizan'a kadar kovalardı"

İDEOLOJİLER GÖZÜNÜZÜ KÖR ETMESİN

Konuşmasında Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) yaşanan gerginliklere de değinen YÖK Genel Sekreteri Batıkan Aksoy, gençlerin kutuplaşma tuzaklarına karşı uyanık olması gerektiğini belirterek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"İki kutup derken ve birbiriyle çatışan derken, ben bir kere bunlara paylaşmak istemem bu düşüncelerimi hiç. Eğer saygı dediğimiz şey varsa başkasının düşüncesi seni sadece düşünce olduğu için rahatsız etmiyorsa ortada bir çatışma yok. Bugün gençler kendilerinin itilmek istendiği bu tuzaktan kendilerini çekip kurtarmalılar. Bakın dün Ankara'da Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) benzer şeyler yaşadık. Aynı jenerasyona sahip belki aynı günlerde, aynı yıllarda doğmuş 2 gencin birbirinden ne fark olabilir? Aynı kaygıları duyan, dünyaya benzer telaşlarla bakan, dünyadan benzer keyifleri alan 2 özne ne konuda anlaşamayabilir? İdeolojiler sizin gözünüzü kör etmesin. İdeolojilerin hiçbiri sizin birbirinizi sevmenizden ve bir arada olmanızdan kıymetli değil. Bu yakınlığı, kutuplaşmayı aslında zihinlerinizde ve eylemlerinizde üreten ne yazık ki yine sizlersiniz. Dün ODTÜ’deki kardeşlerimiz, öbürü de kardeşimiz, bu da kardeşimiz. Niye? Temel değerler üzerinde uzlaşacağız. Bayrakta uzlaşacağız. Bunun tartışması yok. Mukaddes değerlerde uzlaşacağız. Şunu kastetmiyorum; herkes dindar olsun. Hayır. Herkes dindarlığa da dinsizliğe de saygılı olsun. Bir başkasını bu konuda dayatmaya tabi tutmasın. Biz bunu istiyoruz. Cumhurbaşkanımız da bunu istiyor. Milletimiz de bunu istiyor. Dolayısıyla bunlar sizin içine çekilmek istendiğiniz tuzağın bir parçası. Bunların dışında duracağız. Böyle bir kutuplaşma yok. Eğer sen karşındakini sadece düşüncesinden ötürü yargılamıyorsan, dışlamıyorsan ortada bir kutuplaşma yoktur. Yok, eğer yapıyorsan kendimizi düzelteceğiz."

 

Demirören Haber Ajansı

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.