Paylaş

Borç yiğidin kamçısı diye diye..

Ekleme: 25.06.2026 10:00

İlk gençlik yıllarımda, kime ait olduğunu hatırlayamadığım ve sıklıkla dillendirdiğim, “İpin ucu sana bakarken kaçtı. İşte o gün bugündür dertte başım” mısralarıyla başlayan bir şiir vardı. O şiiri, ilk gençlik yıllarımda gönül ilişkilerim sırasında sol yanımdaki cevahirin hareketlenip damarlarımdan akan kanı hızla pompaladığı sıralarda sıklıkla okurdum elbette. Ancak bugün, kişisel hatalarımın sonucu olarak içinden çıkılması zor bir durumla karşılaştığımda da o mısraları mırıldanırım. Pişmanlık...

İlk gençlik yıllarımda, kime ait olduğunu hatırlayamadığım ve sıklıkla dillendirdiğim, “İpin ucu sana bakarken kaçtı. İşte o gün bugündür dertte başım” mısralarıyla başlayan bir şiir vardı.

O şiiri, ilk gençlik yıllarımda gönül ilişkilerim sırasında sol yanımdaki cevahirin hareketlenip damarlarımdan akan kanı hızla pompaladığı sıralarda sıklıkla okurdum elbette. Ancak bugün, kişisel hatalarımın sonucu olarak içinden çıkılması zor bir durumla karşılaştığımda da o mısraları mırıldanırım.

Pişmanlıklarımı kendimce böyle dile getiriyorum sanırım.

Bir tür nedamet getirme hâli yani.

Ve sıklıkla da, “Siyasetçiler de sebep oldukları olumsuzluklar karşısında nedamet getirirler mi?” diye sorarım kendime.

Mesela, 2004 yılında Rahmet-i Rahman’a kavuşmuş eski Büyükşehir Belediye Başkanımız Muzaffer Önder’i, borç batağında aldığı belediye kasasını rakibi Yusuf Ziya Yılmaz’a hatırı sayılır miktarda para ile bırakırken, “Belediyenin kasasında para mı kalırmış?” diye suçlayanlar, günümüzde belediyemizin en borçlu belediyelerden biri olması nedeniyle nedamet getirip, “Muzaffer Abi’ye haksızlık etmişiz.” diye düşündüler mi acaba?

Belediyemiz, o günlerde yani 2000’li yılların başından itibaren başladı zira borçlanmaya.

Yusuf Ziya Yılmaz döneminin belediye yönetimine haksızlık da etmeyeyim; zira belediyemiz sahil yolu ve tramvay gibi önemli yatırımlar yaptı.

Ama dedim ya!

İpin ucu bir kere kaçınca toparlamak zor oluyor.

“Borç yiğidin kamçısıdır.” dediğimiz ve borçlanmaya başladığımız o günden bu yana dertte başımız.

Mesela, Halit Doğan dönemindeki Samsun Büyükşehir Belediyesinin borcu 1,5 milyar liraya ulaşmış.

Büyükşehir Belediye Meclisinin CHP’li Grup Başkanvekili Atilla Tekcan'ın iddiasına göre, yaklaşık 6 milyar lira dolayındaki varlık satışlarına rağmen oluşmuş o borç.

Buna rağmen Samsun Büyükşehir Belediyesinin ortada gözle görülür önemli bir yatırımı da yok.

Bunu söylerken kavşak düzenlemeleri ile Astorya ve Balonya gibi uygulamaları küçümsüyor değilim elbette.

Ve fakat...

İlçe belediyesi değil ki eleştirdiğimiz kurum.

Büyükşehir yani.

Yetkisi ve etkisi, ilçe belediyeleriyle İller Bankası ödenekleriyle çalışmak zorunda kalan il belediyelerinden çok farklı olan, devasa bir bütçeyi kullanan Büyükşehir’den söz ediyoruz.

Kamu kaynaklarından, yani genel bütçeden faydalanan Köy Hizmetleri Bölge ve İl Müdürlükleri ile İl Özel İdareleri gibi kurumlar yok artık Samsun’da.

Samsun gibi 30 büyükşehirde bu kurumların yerini günümüzde büyükşehir belediyeleri aldı. Köy Hizmetleri veya İl Özel İdarelerinin kullandığı yetkileri bugün büyükşehir belediyeleri kullanıyor yani.

6 milyar liralık satışa rağmen oluşmuş 1,5 milyarlık borcu birilerinin ödeyeceğini sanıyorsanız, fena hâlde yanılıyorsunuz.

Bu borcu, ulaşıma, içme suyuna ve benzeri hizmetlere yapılacak zamlarla Samsun halkı olarak biz ödeyeceğiz, unutmayın.

Bilmem anlatabildim mi?

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.