Karaciğer kanserinde tedavi seçenekleri her geçen gün gelişmeye devam ediyor. Cerrahi müdahale imkânı bulunmayan vakalar için son yıllarda öne çıkan TARE (Transarteryel Radyoembolizasyon) yöntemi, yüksek dozda radyasyonla tümör hücrelerini hedef alırken sağlıklı karaciğer dokusunu koruma avantajı sunuyor.
TARE YÖNTEMİ NEDİR?
TARE, radyoaktif mikrokürelerin, karaciğeri besleyen arterler üzerinden doğrudan tümöre iletilmesi prensibine dayanıyor. Yttrium-90 adlı beta ışını yayan mikroküreler, sadece tümörlü dokuya yoğun radyasyon verirken, çevresindeki sağlıklı dokuları en az düzeyde etkiliyor. Bu sayede özellikle ameliyat edilemeyen hepatosellüler karsinom (HCC) ve kolanjiyokarsinom gibi vakalarda tümörü küçülterek cerrahi müdahale için uygun hâle getirme potansiyeli taşıyor.
BİLİMSEL VERİLERLE KANITLANDI
American Journal of Clinical Oncology'de yayımlanan bir çalışmada, TARE uygulanan karaciğer kanseri hastalarının %34’ünde tümör boyutunun ciddi oranda küçüldüğü ve %20’sinin cerrahiye uygun hale geldiği bildirildi. Aynı çalışmada, TARE'nin sağkalım süresini önemli ölçüde uzattığı da vurgulandı.
HANGİ HASTALAR İÇİN UYGUNDUR?
TARE yöntemi, özellikle aşağıdaki durumlar için tercih ediliyor:
- Ameliyat edilemeyen primer karaciğer tümörleri
- Diğer tedavilere dirençli tümörler
- Metastatik karaciğer tümörlerinde tümör yükünü azaltma amaçlı
- Cerrahi öncesi tümörü küçültme hedefli neoadjuvan tedavi olarak
UZMANLAR NE DİYOR?
Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Akbulut, “TARE, tümöre yüksek doz radyasyon vermemizi sağlıyor. Bu yöntemle karaciğerin sağlıklı kısmını koruyarak hedefli tedavi sağlanıyor. Özellikle ameliyat şansı olmayan hastalarda bu yöntemle hastaları operasyona uygun hale getirmek mümkün” dedi.
TEDAVİ SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?
- İlk olarak hasta detaylı görüntüleme ve anjiyografiyle değerlendirilir.
- Radyoaktif mikroküreler, kateter yardımıyla karaciğer arterine enjekte edilir.
- İşlem lokal anesteziyle yapılır ve genellikle 1-2 saat sürer.
- Hastalar çoğunlukla aynı gün taburcu edilebilir.
Tuğçe Gevşek