Paylaş

Mezun Gençlere!

Ekleme: 17.06.2026 10:00

Değerli gençler; geleceğimizin mimarları, bilim insanları, müstakbel öğretmen, mühendis, doktor, ekonomist, veteriner, sanatçı ve çeşitli meslek mensupları.Dört yıllık bir süre, insan ömrü için çok uzun sayılmasa da burada aldığınız eğitim, bilgi ve formasyonun sizin gelecek hayatınızı doğrudan etkilemesi bakımından çok önemlidir. Bu süre içerisinde yeni arkadaşlıklar ve dostluklar edindiniz. Hayatı farklı algılama ve hayata farklı yönden bakma niteliği kazandınız. Ancak işin daha başındasınız....

Değerli gençler; geleceğimizin mimarları, bilim insanları, müstakbel öğretmen, mühendis, doktor, ekonomist, veteriner, sanatçı ve çeşitli meslek mensupları.
Dört yıllık bir süre, insan ömrü için çok uzun sayılmasa da burada aldığınız eğitim, bilgi ve formasyonun sizin gelecek hayatınızı doğrudan etkilemesi bakımından çok önemlidir. 
Bu süre içerisinde yeni arkadaşlıklar ve dostluklar edindiniz. Hayatı farklı algılama ve hayata farklı yönden bakma niteliği kazandınız. 
Ancak işin daha başındasınız. Hani bir söz vardır ya: “On yıl insanları tanımak için yeterlidir, ancak güvenmek için bir on yıl daha gereklidir” diye. 
Benim âcizane tavsiyem; Hakk’ın hatırını her şeyin üzerinde tutunuz, adaletten sapmayınız, size bir haber ulaştığında durumu iyice öğrenmeden ve anlamadan önyargılı davranmayınız. 
Unutmayınız ki, kulaktan dolma bilgilerle bir kişiyi karalamak haysiyetli insanların yapacağı bir iş değildir.
Azimli ve kararlı olun; ancak hırsınız aklınızın önüne geçmesin. Unutmayın ki aşırı hırs, zarar nedenidir. Hayatınızı hesap verilebilirlik üzerinden kurgulayın. 
Asla, hiçbir surette kul hakkı yemeyin, yoksulu gözetin ve akrabalarınıza yardım edin. 
Tartışın, müzakere edin ama kavga etmeyin ve kimsenin tetikçiliğini yapmayın. Kavga bizim insanımıza hep kaybettirmiştir. Unutmayın ki, modern insanlara fikri üstünlük kabalık ile değil, onları ikna iledir.
Ahlaki, milli ve manevi değerlerle reel dünyanın rasyonel değerlerini (bilim ve teknolojiyi) kendi iç dünyanızda kaynaştırın ve bu milletin değerleriyle kavga ederek bir yerlere varmanın mümkün olmadığını bilin.
İsraftan kaçının ve Cumhuriyetin ne fedakârlıklarla ve yoksulluklarla kurulduğu hatırdan çıkarmayın.
Bu ülkede “Cumhuriyet” ve “Vatandaşlık” ortak paydasında buluşan bütün yurttaşlara karşı hoşgörülü olun, suç işleyenler karşısında kendinizi yargıç ve kolluk kuvveti yerine koymayın.
Çünkü bu ülkede herkes görevini yapmakla mükelleftir. İnsanlara karşı saygılı ve vefalı olun; unutmayın ki, kula teşekkür etmesini bilmeyen yaratana da teşekkür etmeyi bilemez.
Yaptığınız bütün dünyevi işlerinizde şu dört unsuru akıldan çıkarmayın: Helâli gözetin, ahlaklı olun, yasal olun ve âdil olun.
Bu dört kelimenin ilk harfleri yan yana geldiğinde “HAY” kelimesini oluşturur. “Hayâ ise imandandır” düsturunu asla unutmayın. Böyle yaparsanız dünyada ve ahirette başınız ağrımaz. 
Gizli kapaklı işlerden hep uzak durun. Şeffaf olun. Benim ne yaptığımı devletim bilecek ki ben rahat uyuyayım, ülkemde huzur olsun.
Devlet görevlileri de devlete sadakatle ve devletin işleyişine uymakla yükümlüdür. Çoğu zaman hesabi değil, hasbi olun. Karşılık bekleyerek bir iyilikte bulunmayın. Hakkın rızasını üstün tutun. 
Necip Fazıl’ın ifade ettiği gibi; zifiri karanlıkta, ak sütün içindeki ak kılı fark edecek kadar gözü keskin bir genç olun.
Mehmet Akif’in, Safahat’ında hitap ettiği ideal Türk genci gibi olun:
İhtiyar amcanı, dinler misin, oğlum, Nevruz?
Ne büyük söyle, ne çok söyle; yiğit işde gerek.
Lâfı bol, karnı geniş soyları taklîd etme;
Sözü sağlam, özü sağlam adam ol, ırkına çek.
Mehmet Akif; “Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...” şiirinde Türk gençliğine bir de şöyle seslenir:
Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
Vesselam.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.