Paylaş

Gençlik ve Maneviyat

Ekleme: 03.06.2026 10:00

Önümüzdeki çeyrek yüzyılda ülkemizin en önemli sorunlarından biri sorunlu gençlik olacaktır. Bizler bir taraftan iyi eğitim görmüş, ilkeli, sorumluluk bilinci taşıyan, idealist ve başarılı bir gençliğin yetiştiğini görüyor; diğer taraftan da sanal dünyanın esiri olmuş, uyuşturucu müptelası, işsiz ve iş eğitimsiz, başıboş, rahatına düşkün, istekleri bitmeyen, tatminsiz, maneviyattan uzak, yabancı kültürlerin tesirinde kalmış, kimlik ve kişilik sorunu yaşayan; dini, ahlaki ve kültürel değerleri er...

Önümüzdeki çeyrek yüzyılda ülkemizin en önemli sorunlarından biri sorunlu gençlik olacaktır. Bizler bir taraftan iyi eğitim görmüş, ilkeli, sorumluluk bilinci taşıyan, idealist ve başarılı bir gençliğin yetiştiğini görüyor; diğer taraftan da sanal dünyanın esiri olmuş, uyuşturucu müptelası, işsiz ve iş eğitimsiz, başıboş, rahatına düşkün, istekleri bitmeyen, tatminsiz, maneviyattan uzak, yabancı kültürlerin tesirinde kalmış, kimlik ve kişilik sorunu yaşayan; dini, ahlaki ve kültürel değerleri erozyona uğramış bir gençliğin yetiştiğine tanıklık ediyoruz. Bu sorunlu gençler kimi zaman sokakta, okulda, evde, trafikte, stadyumda terör estiriyor ve eğitimli insanlarımızı tehdit ediyor. 

Eğer bizler kimliğimizi ve benliğimizi sağlam kuşaklar üzerinden gelecek nesle aktarmak ve dünya ile her konuda rekabet içerisinde var olma idealimizi gerçekleştirmek istiyorsak; millet olarak öncelikli görevimiz bu rekabeti bir vecd ve iman ile sürdürebilecek sağlam karakterli, ahlaklı, mukaddesatçı, vatansever gençler yetiştirmek olmalıdır.  

Bugün eğitim sosyal hayatın bir gayesi olmaktan çıkmış, ikbale götüren yani hedefe ulaştıran bir vasıtaya dönüşmüş; Nurettin Topçu’nun ifadesiyle “Bugün talebelik artık ilim yolculuğu değil, diploma avcılığı” haline gelmiştir.

Gençler günümüzde hızına ulaşılamayan iletişim araçları sayesinde bir kültürel şokla karşı karşıyadır. Gençleri koruyup kollamak, bir nevi çağa hazırlamak, çağın teknolojilerine hazırlamakla olur. Gençleri toplumun değerleriyle ters düştüklerinde suçlamak ve dışlamak kolaycılıktır. Gençlerimizi milli kültür politikalarıyla belirlenmiş ilkeler doğrultusunda kendi kültürleriyle barışık olarak hayata hazırlamalıyız. Eğitim, kültürün öğrenilmesini ve aktarılmasını sağlar. Eğitim programları kültürün çocuklara ve gençlere transferini sağlamaya yönelik olarak şekillendirilmelidir. 

Elbette önce ahlak ve maneviyat diyoruz. Çünkü maneviyatsız bir ilerleme ileride telafisi mümkün olmayan neticeler doğuracaktır. Bu nedenle gençleri milletin manevi değerleriyle barışık olarak ve bu değerlerden beslenerek hayata hazırlamalıyız. Gençlere milli kültürün bir miras olduğu ve milli kültür donanımı olmadan evrensel kültürde yer alınamayacağı ve milli olmadan milletlerarası olunamayacağı bilinci mutlaka kazandırılmalıdır. Biz bu eğitime öz olarak “değerler eğitimi” diyoruz.  

Sivil toplum kuruluşlarımızın asli görevi de gençlerimize bu değerleri aktarmak, devletin anayasanın 58. maddesinde belirlenmiş olan bu konudaki görevine katkı sunmaktır. Bunu yaparken de devletin kurumlarıyla çatışmadan, politize olmadan, bir komitacı gibi davranmadan, hasbi olarak çalışıp topluma iyi insan, iyi vatandaş ve sorumluluk bilincine sahibi bireyler yetiştirmeyi hedeflemelidir. Zaten Kur'an da esasen iyi insan yetiştirme projesidir. Proje sahibi Cenâb-ı Allah’tır. Bizim gayemiz bu projeye katkı sunmak olmalıdır. İyi insanlar çoğaldıkça toplum da doğal devinimi içerisinde iyi, güzel, ahlaklı ve yaşanabilir olacaktır. Unutulmamalıdır ki, toplumlar erdemli ve namuslu insanların omuzlarında yükselir. 

Bu bağlamda Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Gençlik Merkezleri mutlaka daha işlevsel hale getirilmeli, buralarda geleneksel sanatlarımızın, geleneksel sporlarımızın ve geleneksel müzik aletlerimizin gençler tarafından icra edilmesi ve bu arada değerler eğitiminin gençlerimize kazandırılması sağlanmalıdır. Buralarda haftalık seminer, konferans ve sohbet programları düzenlenmeli ve alanında uzman kişiler buralara davet edilmelidir. Gençler mutlaka birtakım yararlı etkinliklerle tanıştırılmalıdır. Unutmayalım ki hayırlı, güzel işlerle meşgul olmayan gençler bir müddet sonra kötü bir çevre ile muhatap olacak ve olumsuz alışkanlıklar ve davranışlar edinecektir.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.