Maveraünnehr’in, Çağatay Devleti’nin, Harezmşahların, Babürşahların, Buhara ve Hive Hanlıklarının merkezi; 13-18. yüzyılda Ulu Türkistan coğrafyasının ve Türk-İslam medeniyetinin kalbi; Farabi’yi, İmam Buhari’yi, İmam Tirmizi’yi, İmam Maturidi’yi, İbn-i Rüştü, İbn-i Sina’yı, Şah-ı Nakşıbendi’yi, Hüseyin Baykara’yı, Ali ŞirNevai’yi, Emir Timur’u ve Uluğ Bey’i yetiştiren ülke Özbekistan.
Bugün Türkiye’den sonra en fazla Türk nüfusuna sahip bağımsız Türk Cumhuriyeti olan Özbekistan ile Türkiye arasında maalesef İslam Kerimov’un vefatına (2016 yılına) kadar sağlıklı bir ilişki kurulamadı. Şevket Mirziyoyev’in cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte iki ülke arasında siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan bir bahar havası yaşanmaya başladı.
Özbekistan’ın başkenti olan Taşkent yalnızca ülkenin değil, Ulu Türkistan coğrafyasının da en büyük ve modern şehri. Geçmişte Sovyetler Birliği içerisinde en kalabalık dördüncü şehir konumundaydı. Bugün nüfusu yaklaşık üç milyon civarında. Bu şehirde Taşkent Metrosu, Tren Müzesi, Uygulamalı Sanatlar Müzesi, Hayvanat Bahçesi, Çarşı Pazar’ı, Televizyon Kulesi, Cuma Mescidi, Ak Mescit, Emir Timur Müzesi ve Emir Timur Meydanı görülmeye değer mekânlardır.
Taşkent’ten sonra asıl görülmesi gereken şehirlerin başında Semerkant gelmektedir. Semerkant Timurlular Devleti’nin başkenti olup, orta asırda ilim, irfan ve medeniyet merkezi olarak kabul edilirdi. Dünyanın belki de en güzel ve anlamlı meydanı olan Registan Meydanı buradadır. Yine tarihi Uluğ Bey Rasathanesi bu şehirdedir. Peygamberimiz Hz. Muhammet’e sîreten ve sûreten en çok benzeyen amcasının oğlu Gusam İbn-i Abbas’ın, itikadi mezhebimizin kurucusu İmam Maturidi’nin, hadis ilminin deryası İmam Buhari’nin, Timur Devleti’nin kurucusu Emir Timur’un ve onun torunu olan, matematik ve astronomi bilgini Uluğ Bey’in kabri de bu şehirdedir.
Burada bulunan Registan Meydanı yerli ve yabancı turistlerin en fazla ziyaret ettikleri yerdir. Meydanın çevresinde Uluğ Bey, Tillakâri ve Şirdâr Medreseleri yer almaktadır. Tillakâri Medresesi’nin içerisinde meşhur Altın Kaplamalı Mescid bulunmaktadır. Şirdâr Medresesi’nin girişinde çinilerle süslenmiş büyük bir aslan figürü vardır ve içerisinde aslan yürekli lakabıyla tanınan Muhammet bin Cafer’in kabri bulunmaktadır. Yine Semerkant’ta sahabeden olan Gusam İbn-i Abbas’ın ve Timur’un soyundan gelen şehzadelerin kabirlerinin bulunduğu tarihi Şâh-ı Zinde Türbesi ve müştemilatı bütün ihtişamıyla buradadır.
Âlimler yurdu Semerkant’tan ârifler yurdu Buhara’ya hızlı trenle geçmek mümkündür. Buhara 2020 yılında İslam ülkeleri kültür başkenti seçilmiş bir şehir. Anadolu irfanında ve irşadında çok önemli bir yere sahip olan Bahâeddin Şâh-ı Nakşibendi’nin kabri buradadır. Ayrıca Nakşîliğin ve yedi pirlerin ilk halkası AbdülhâlikGucdüvâni’nin ve yedi pîrlerin kabirleri de buradadır. Burası İpek Yolu’nun kalbidir. Buram buram tarih kokan Buhara şehri elbette yalnızca bu değerlerden ibaret değildir.
Uluğ Türkistan’da kurulan ve Fars kökenli ilk Müslüman devlet olan Samanîlerin ünlü hükümdarı İsmail Samanî’nin ve son Buhara emiri olan Âlim Hân’ın kabri, tarihi Ark Kalesi, Mîr-i Arap Medresesi, Uluğ Bey Medresesi, Cengiz Hân’ın bile yıkmaya kıyamadığı Minare-i Kalon (Büyük Minare), Buhara halılarının dokunduğu atölyeler ve kanatlı hayvanlar pazarı da yine bu şehirdedir.
Özbekistan yalnızca bu anlatılanlardan ibaret değildir. Sovyetlerin pamuk ve narenciye deposu olan Özbekistan’ın yeraltı zenginlikleri ve tarım ürünleriyle meşhur Fergana vadisi; yine Namangan ve Andican şehirleri ile Karakalpakistan bölgesinin tarihi başkenti Nukus ve Harezm Bölgesinde yer alan Hive görülmeye değer yerlerdir.
Özellikle Hive 2000 yıllık tarihi geçmişiyle görülmeye değerdir. Toprak renginin hâkim olduğu şehirde insanlar yüzlerce yıllık geleneklerini hâlâ korumaktadırlar. 2020 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilen Hive’de çok sayıda tarihi ve otantik mekân bulunmaktadır. Özellikle Ayaz Kale, Toprak Kale, Kapalı Çarşı ve Kızılkum Çölü görülesi yerlerdendir. Türk Dünyasının ve İslam âlemini gözbebeği olan ve adeta bir masal ülkesini andıran Özbekistan mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir ülkedir. Ayrıca Özbek kardeşlerimizden sıcak bir karşılama gördüğümüz de yadsınamaz bir gerçektir.