Bir nikâh törenine katılmak için Samsun'a gelen Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, pazar günü North Point Otel'deki basın toplantısında Türk siyasetinin bugün içinde bulunduğu duruma dair görüşlerini paylaştı.
Uysal, konuşmasına Türkiye'de siyasetin bir kavşak noktasında olduğunu söyleyerek başladı.
Uysal ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle birlikte keyfî bir yönetim biçiminin oluştuğunu ve bunun yol açtığı bir dizi soruna dikkat çekerken, bu durumdan çıkışın da mümkün olduğunu anlattı.
Açış konuşmasının sonunda gazetecilerin sorularını da cevaplayan Gültekin Uysal'ı ilk defa bu kadar yakından izleme şansı bulduk.
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; Uysal genç ve dinamik bir siyasetçi. Özellikle sorulara yanıt verirken, yılların deneyimine sahip siyasetçilerde görülebilecek bir olgunluk sergiliyor olması ilk dikkatimi çeken özelliğiydi.
Basın toplantısında söylediklerine dair detayları gazetedeki haberlerden takip etmiş olmalısınız. Ancak açıklamalara dair yine de bir özet verecek olursak; konuşma ekonomiden dış siyasete, güvenlikten demokrasiye kadar birçok konuda önemli tespitler içeriyordu.
Konuşmanın bütünü önemliydi elbette. Ama konuşmanın sonunda yöneltilen soruların tamamı, tahmin edeceğiniz gibi, mutlak butlan kararıyla birlikte oluşan duruma dairdi.
Bu nedenle Uysal'ın, Millet İttifakı'nın bileşenlerinden bir siyasi partinin genel başkanı olarak sorulara vereceği cevaplar da merak ediliyordu.
Öyle ya; Millet İttifakı'nın en büyük partisi CHP'de bugünlerde butlan kararıyla birlikte oluşmuş iki başlı bir yönetim var.
Uysal'a, CHP'de yaşananları partinin iç sorunu olarak mı, yoksa bir demokrasi sorunu olarak mı gördüğü soruldu. Uysal ise yaşananları CHP'nin iç sorunu olarak görmediklerini, bunun demokrasimize ve millî iradeye karşı yapılmış bir hareket olduğunu söyledi.
Uysal'a yöneltilen sorulardan biri de, Özgür Özel'in "Ya bir yol bulacağız, ya da bir yol yapacağız." sözünün ışığında, yeni bir yol arayışına ihtiyaç duyulması durumunda Demokrat Parti'nin alacağı tavır üzerineydi.
Özgür Özel şu an hâlâ CHP'de mücadelesini sürdürüyor. Ancak hukuk yolları tükendikten sonra bir yol ayrılığı yaşanacağı da kesin gibi.
Bu ayrılığın yeni bir parti kurulmasıyla olmayacağı da anlaşılıyor.
Özel'in yeni yol arayışının, seçime girme yeterliliği bulunan bir partiyle anlaşılması biçiminde şekillenmesi daha güçlü bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.
Demokrat Parti gibi 80 yıllık siyasi geçmişe sahip bir partinin Genel Başkanı Gültekin Uysal'ın, butlan kararına dair tutumunu da biliyorken, CHP'de yaşanması muhtemel bir yol ayrılığının ardından "Özgür Özel'in yanındayız.", ya da ‘’Özel’le yol yürüyeceğiz’’ şeklinde bir açıklama yapmasını beklemem elbette.
Ve fakat...
Yine de satır aralarında söylediklerine kulak kabartırım.
Bir taraftan seçimlere kendi adaylarıyla katılmanın temel ilkeleri olduğunu söylerken, diğer taraftan da butlan kararına verdiği tepki biliniyorken; Türkiye'nin ana muhalefet partisi olan CHP'yi "Piyasa Yapıcı Bir Parti" olarak görüyor olmasını önemsediğim gibi, gelecekte oluşması muhtemel bir siyasi yolculukta Özgür Özel ve ekibiyle yol yürüme ihtimali bulunduğunu da düşünebilirim pekâlâ.
Zira siyasetin bu duruma gelmesinin temel nedenini "Keyfî Yönetim Biçimi" olarak tanımladığı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne bağlayan Gültekin Uysal'ın, siyasetimizin geldiği noktadan hoşnut olmadığını söylemek de mümkün.
Cumhur İttifakı hâlâ varlığını sürdürürken, muhalefet bir çıkış yolu arıyor. Ama hiçbir şey henüz net değil.
* * *
BTTH'NİN ÖCALAN MİTİNGLERİNE TEPKİSİ
Genel Merkezi Samsun'da bulunan Büyük Türk Turan Hareketi Derneği, cumartesi günü Atatürk Anıtı önünde düzenlediği basın açıklamasıyla, hafta sonu itibarıyla Diyarbakır'da başlamak üzere üç ilde yapılacak "Öcalan'a Özgürlük" talepli mitinglere tepki gösterdi.
Büyük Türk Turan Hareketi Derneği Genel Başkanı Lütfi Keskin, Öcalan'ın bebek katili bir terörist olarak idama mahkûm edildiğini, affedilerek salıverilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Paylaş
Uysal: Türk Siyaseti Kavşak Noktasında
Ekleme: 30.06.2026 10:00