Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenen AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılışında siyaset gündemini sarsacak açıklamalarda bulundu. "Çeyrek asırlık destan AK Parti" temasıyla bir araya gelen parti kurmaylarına hitap eden Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) yaşanan son yönetim krizine ve "mutlak butlan" tartışmalarına değinerek, "Biz CHP içindeki bu kavganın, iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız" dedi.
"CHP İÇİNDEKİ KAVGANIN TARAFI DEĞİLİZ"
Ana muhalefet partisinde son dönemde tırmanan kurultay ve yönetim krizini değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin bu süreçlerin tamamen dışında durduğunu sert sözlerle ifade etti. Siyasi rekabetin hiçbir zaman bir toplumsal çatışmaya dönüşmemesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Siyasi farklılıklarımız bizi hasımlaştırmamalı. Aramızı açmamalı. Bu ülkede siyasi farklılığı kutuplaştırmaya çeviren en başından itibaren CHP olmuştur. 'Öyle düşünmeyeceksin, öyle giyinmeyeceksin, o dili konuşmayacaksın, onu öğrenmeyeceksin' dediler. Bu milleti ayırdılar, kutuplaştırdılar. Siyasi rekabeti çatışmaya dönüştürdüler. CHP içinde şu anda bir çatışma, bir ayrışma var. Biz CHP içindeki bu kavganın, iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız. Birbirlerine tuzak kurdular. Birbirlerini şikayet ettiler. Şimdi de ceremesini çekiyorlar. Buna rağmen arzumuz şudur; CHP'nin dış mihraklardan kurtulması hayırlı olacaktır."
"GERİ KAFALI BAZI FOSİLLER KİN KUSUYOR"
Konuşmasında Türkiye'nin geçmişteki başörtüsü mücadelelerine ve toplumsal normalleşme adımlarına da geniş yer ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, kılık kıyafet özgürlüğü üzerinden yürütülen tartışmalara çok sert tepki gösterdi. Türkiye'nin bu haksızlıkları çoktan geride bıraktığını dile getiren Erdoğan, tam olarak şunları kaydetti:
"Bu ülkenin kız çocuklarının baş örtüsüyle okuması, çalışması engellendi. Bu ülkede dindar olsun ya da olmasın kadınlar hür iradeleriyle örtündüler. Biz kadınlarla birlikte on yıllar boyunca tesettür mücadelesi verirken bir kutuplaştırmanın peşinde değildik. Biz sadece normalleşmenin, adaletin, böylece kaynaşmanın peşindeydik. Şimdi geri kafalı bazı fosiller başörtülere kin kusuyor. Kadınları aşağılıyor, tehdit ediyor. Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede eşitlik ve adalet çizisine gelmiştir. Türkiye makul zemine ulaşmıştır. Başörtüsü marjinal, radikal değildir, belli bir cemaatin ya da ideolojinin sembolü hiç değildir. Yazması, tülbenti, çarşafı ve diğerleriyle başörtüsü bu toprakların normalidir. Bu tüm zamanların normalidir. Bin yıllık normalimizdir."
"SAYIN BAHÇELİ İLE BUNU YAPTIK, CUMHUR İTTİFAKI'NI KURDUK"
Siyasetin temelde bir uzlaşı sanatı olduğunu belirten ve Türkiye Cumhuriyeti kimliğini taşıyan hiçbir vatandaşın kendi öz yurdunda "öteki"leştirilemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile kurdukları güçlü ortaklığa da dikkat çekti. Siyasette ortak paydada buluşmanın önemine değinen Erdoğan, "Biz bizden farklı düşünüyor diye kimseye husumet beslemedik. Kimse bize kendi öz yurdunda ayrımcılık yapamaz. Bu kimsenin haddi de hakkı da değildir. Siyaset 'aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde' anlayışıyla yapılmaz. Siyaset uzlaşmadır. Farklılıkları koruyarak ortak zeminde buluşma çabasıdır. Sayın Bahçeli ile bunu yaptık, Cumhur İttifakı'ni kurduk" sözleriyle Cumhur İttifakı'nın sarsılmaz yapısına vurgu yaptı.
Yaklaşık bir buçuk ay sonra AK Parti'nin kuruluşunun 25'inci yıl dönümünü gururla kutlayacaklarını da anımsatan Erdoğan, çeyrek asırdır kesintisiz bir şekilde aziz millete hizmetkarlık etmenin büyük bir bahtiyarlık olduğunu ifade ederek konuşmasını tamamladı.
Haber Merkezi